Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/27143 E. 2017/18943 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27143
KARAR NO : 2017/18943
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve bordroya yansıtılmaması sonucu sigorta sürecinde sıkıntı doğduğundan davacı tarafından iş aktinin haklı nedenle feshedildiğini, 01.01.2014 tarihine kadar haftanın 6 günü bir hafta sabah, bir hafta akşam vardiyası olmak üzere hafta içi 11 saat, hafta sonu ise sabah 08:00 – 14:00 saatleri arasında çalıştığını, 01 01.2014 tarihinden itibaren de haftanın 5 günü 08:00 – 19:00 saatleri arasında, gece vardiyasında ise 19:00 – 08:00 saatleri arasında çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iş aktinin devamsızlık nedeniyle işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacı tarafından yapılan feshinin geçersiz olduğunu, davacının davalı şirket bünyesinde çalışan işçilere davacı da dahil olmak üzere günlük 7,5 saat ve haftalık 45 saat üzerinden asgari ücret ödendiğini, bu hususun bordrolarda sabit olduğunu, her gün en az 1,5 saat ile 2 saat arasında günlük ara dinlenmesi yapıldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, “toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, 12/06/2014 tarih ,,, yevmiye nolu ihtarname ile davalı işyerinde çifte bordro uygulaması bulunduğu, fazla mesai ücretlerinin ödenmediği ve bordroya yansıtılmadığı, bu nedenlerle iş akdini feshettiğinin ifade edildiği, 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e maddesi” İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,” hükmü gereğince ücretlerinin kanun hükümlerine uygun olarak hesap edilmemesi veya ödememesi halinde işçiye iş akdini haklı nedenle fesih hakkı tanındığı, 08/06/2015 tarihli bilirkişi raporu, tanık beyanları dikkate alınarak davacının fazla mesai ücret alacağı bulunduğu, bu nedenle de iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşılmıştır. İş akdinin davacı tarafından feshinden sonra davacının devamsızlığından söz edilemeyeceği dikkate alınarak davacının iş akdinin davalı tarafından devamsızlık nedeniyle feshedildiği iddiasına itibar edilmediği, tüm dosya kapsamı ve 08/06/2015 tarihli bilirkişi raporunun davacının ücret talebi de değerlendirilerek 1.seçeneği dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerektiği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının fesih ihtarında 01/01/2014 tarihine dek haftada 6 gün, günde 11 saat, 01/01/2014 tarihinden sonra haftada 5 gün, günde 11 saat çalıştığı ifade edilmiş olup davacı HMK.nın 25. maddesi uyarınca bu beyanında dile getirdiği maddi vakıa ile bağlı olduğundan bu beyan aşılarak yapılan hesaba itibar edilmesi hatalıdır. Bu beyanla bağlı olarak hesaplama yapılarak sonuca gidilmelidir.
3-Fazla mesai ücreti bakımından davacı …’in Dairemizin 2015/20652 Esas sayısı ile birlikte incelenen ,,, 1. İş Mahkemesi’nin 2014/264 Esas sayılı dosyasında tanık sıfatı ile verdiği ifadesinde “ilk başladığım sıralarda haftanın 6 günü çalışma yapıyorduk, daha sonra cumartesi günü çalışması kaldırıldı, hangi tarihte kaldırıldığını hatırlamıyorum, ancak ayda 2 cumartesi günü de mesaiye kalıyorduk,” şeklindeki beyanı, davacı … bizzat celbedilerek duruşmada kendisine açıklatılmalı ve açıklamaları irdelenerek fazla mesai ücretine etkisi değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
4-Hükmedilen miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK.nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.