Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/33117 E. 2017/18178 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33117
KARAR NO : 2017/18178
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, … 12. İcra Müdürlüğü’nün 2011/17067 E.sayılı dosyası ile yapılan takibin durdurulmasına ve takip konusu bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi davalılardan … avukatının duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14/11/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı … adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan … Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti.’nde 16.09.2005-30.06.2008 tarihleri arasında TIR şoförü olarak asgari ücret + 500.00 Euro sefer ücreti ile çalıştığını, ayda 2 sefer yaptığını, davalı şirketin ücretin Euro olarak belirlenen miktarını keyfi nedenler göstererek eksik ödediği gibi, müvekkilinden zaman zaman bono imzalatılıp alındığını, bu konudaki şikayetlerinin nazara alınmaması nedeniyle keşide ettiği 03.06.2008 günlü ihtarnamenin davalı işverenliğe 11.06.2008 tarihinde tebliği üzerine iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ve fesih tarihinden 2 ay sonra da imzalatıp aldığı bonolardan bir tanesini hiçbir ilgisi olmayan ve tanımadığı diğer davalı … adına doldurarak icra takibine konu yaptığını, bono lehtarı …’in davalı Şirketin sigorta işlerini yaptığını, davalı firma ile aynı adreste bulunduğunu, icra takibini vekil sıfatı ile yapan avukatın o tarihlerde davalı Şirketin avukatlığını yaptığını iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ve 7.000 EURO ücret alacağının tahsiline ve 2.000.00 Euro meblağlı senede dayalı … 12. İcra Müdürlüğü’nün 2011/17067 E.sayılı dosyası ile yapılan takibin durdurulmasına ve takip konusu bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Ati Uluslararası Şirket vekili; davacının, ücretlerinin eksik ödenmesi ve senet alınmaması konusunda keşide ettiği 03.06.2008 günlü ihtarname üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmiş ise de, bu iddiasının gerçek dışı olduğunu, 4 yıl sonra yalan beyanlarla açılan bu davanın dinlenemeyeceğini, iş sözleşmesi bu nedenle feshedilmiş olmayıp, 4 yıl önce davacının 05.06.2008-14.06.2008 tarihleri arasında istirahatli olduğuna ilişkin … Kaymakamlığı İlçe Sağlık Merkezi’nden aldığı raporu müvekkiline sunarak bu tarihler arasında çalışmadığını, ancak rapora göre istirahat süresi bitimi 15.06.2008 tarihinde işbaşı yapması gerekmesine rağmen, bu tarihte işe dönmediği gibi takip eden günlerde de işe gelmediğinin düzenlenen tutanaklarla tespiti üzerine … 19. Noterliğinden gönderilen 19.06.2008 günlü ihtarname ile işe davet edilmiş ise de, davacı işe dönmediğinden iş sözleşmesinin İşk. 25. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacının ücretinin eksik ödenmesi, kendisinden senet alınması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili Şirkette asgari ücret +150.00 Euro sefer primi ile çalıştığı, ayda ya da iki ayda bir kez yurt dışı seferi yaptığından sefer başına 500.00 Euro ödendiği iddiasının gerçek dışı olup tüm ücretlerinin ödendiğini, talep edebileceği bir hak ve alacağı bulunmadığın savunarak davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı … vekili, müvekkili ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığından müvekkili aleyhine açılan işbu menfi tespit davasının İş Mahkemesinde görülemeyeceğinden görevsizlik itirazında bulunduklarını, davacının müvekkilini tanımadığı iddiası gerçek dışı olup davacının o tarihlerde sigortacılık yapan müvekkiline aracını sigorta ettirdiğini ve müvekkilinden aldığı borç para karşılığı takip konusu senedi verdiğini ve ödenmemesi üzerine de icra takibi yapıldığını ve davası ile bu sebeple tanıştığını, hem müvekkili ve hem de davalı firmanın avukatlığını yapmasında bir sakınca olmadığını savunarak görevsizlik itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının hizmet cetveli, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı işyerinde 16/09/2005-30/06/2008 tarihleri arasında çalıştığının anlaşıldığı, davacının kıdemi, yaptığı iş, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının net 2.013,43 TL ücret aldığı ispat yükü üzerinde bulunan davalının, haklı nedenle fesih savunmasını somut delillerle ispat edemediğinden davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkı doğduğu, ücret alacağının ödediğinin de ispatlanamadığı, dinlenen tanık beyanlarından iş sözleşmesinin devamı sırasında işçilerden teminat amaçlı senet alındığı, alınan senetlerin miktar kısmının boş bırakıldığı ve söz konusu senedin farklı tarihlerle farklı el yazıları ve kalemlerle doldurulduğu senet alacaklısı …’in davalı Şirketin mali müşavirliğini yaptığı, bürosunun Firma içerisinde bulunduğu, alınan senedin iş sözleşmesi sırasında işçilerden teminat olarak boş olarak alındığı, …’in herhangi bir borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle takibe konu senedin yaptırılan sigorta borcuna karşılık verildiğinin savunulmasına rağmen ispata yarar hiçbir belge sunulmadığının anlaşılmasına göre; davalı …’in tüm davalı Şirket’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona erme nedeni ve usulü uyuşmazlık konusudur.
Davacı işçi, iş sözleşmesinin ücretinin eksik ödenmemesi ve senet alınmamasına ilişkin şifahen bildirdiği taleplerinin dikkate alınmaması üzerine keşide ettiği 03.06.2008 tarihli ihtarnamenin işverence tebliğini müteakiben haksız olarak sona erdirildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının iş sözleşmesinin 05.06.2008-14.06.2008 tarihleri arasında raporlu olduğunu gösteren iş göremezlik belgesini işyerine verdikten sonra rapor bitimi işine dönmemesi üzerine devamsızlığa binaen haklı nedenle sona erdirildiğini savunmuştur.
Mahkemece, ispat yükü üzerinde olan davalı işverenin iş akdini haklı nedenle feshettiğini ispat edemediği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge ve bilhassa ihtarnameler ile taraf tanık beyanlarından, davacının iş akdinin ücretlerinin tam olarak ödenmemesi nedeniyle kendisinin feshettiği ve yapılan yargılamada da Mahkemece ücret alacağının kabul edilmesi karşısında feshinin haklı nedenle yaptığının ispatlandığı anlaşılmıştır. Bu durumda, kıdem tazminatının kabulü yerinde ise de; ihbar tazminatının, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olamayacağından bu tazminata hükmedilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle ihbar tazminatının reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.