Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/33957 E. 2016/17588 K. 10.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33957
KARAR NO : 2016/17588
KARAR TARİHİ : 10.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı şirket bünyesinde bulunan … adlı otelinde 13/01/2010 tarihinde barlar şefi olarak çalışmaya başladığını, davacının işyeri çalışanları … ile birlikte … Otelinden istifa etmeleri ve şirket bünyesindeki … Otelinde ya da şirket bünyesindeki diğer bir … otelinde … tekrar çalışmaya başlayacaklarının bildirildiğini, bu teklifin davacı ve arkadaşları tarafından kabul edilmemesi üzerine …’de yapılan sayımda içki ve çeşitli içeceklerin eksik olduğunun tespit edildiğini ve bunun sorumlusunun davacı ve iş arkadaşları olduğu yönünde iftirada bulunulduğunu, şirket çalışanlarının tek tek odaya alınarak istifa dilekçelerinin imzalatıldığını, davacının geriye dönük haklarını almadan hiçbir belge imzalamayacağını belirtmesi üzerine …’ın istifa dilekçesini imzalayan iş arkadaşlarını kastederek, “bunlar istifalarını imzaladı, bunlar suçsuzmuş, sen imzalamadın, tek suçlu sensin, sen hırsızsın” biçiminde ithamda bulunarak hakaret ettiğini, sonrasında davacının … Otelindeki mesaisine geri döndüğünü, ancak otele gittiğinde içeri alınmadığını, davalı şirket aleyhine ….Noterliği’nin 18.08.2011 tarih, 39467 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, iş ve sosyal güvenlik haklarının verilmesi, aksi taktirde hukuki yollara başvurulacağının ihtaren bildirildiğini, davacının iş sözleşmesinin gerekçesiz olarak sona erdirildiğini ileri sürerek, feshin geçerli nedene dayanmadığının tespitine ve davacının işe iadesine, davacıya işe iade kararının kesinleşmesine kadar ki süreye ilişkin olarak 4 aya kadar olan ücret ve diğer sosyal haklarının fesih tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, işe iade kararı verilmesi ve davalı şirketin davacıyı işe başlatmaması durumunda, davalı şirketin davacının 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminat ödemesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacının 09/08/2011 tarihli istifası ile sona erdiğini, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davalı Şirkete ait işyerinde yapılan denetimde davacının çalıştığı davalı şirkete ait … Otelde 300 adet retbull marka enerji içeceği ve 20 adet îstanblue marka votkayı davalı şirketin bilgisi dışında kendi nam ve hesabına satmış olduğunun tespit edildiğini, davacının şüpheli durum konusunda bilgilendirildiğini ve söz konusu malların veya haksız olarak temin etmiş olduğu kazancın iadesinin talep edildiğini, talep gereğini yerine getiremeyeceğini beyan eden davacının 09/08/2011 tarihinde istifa ederek iş sözleşmesinin sonlandırdığını, davalı şirket tarafından davacı hakkında 26/08/2011 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı …. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, hemen belirtilmelidir ki, gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusuyla hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Hukuk Genel Kurulu 09/04/2014 tarih ve 2013/4-1008 E.,2014/490 K.)
Somut uyuşmazlıkta, dava Mahkemenin kabul ettiği şekilde hak düşürücü süre içinde açılmış ise de, davalı işverenin fesih savunması görevi kötüye kullanmaya dayalı olup, davacı hakkındaki ceza davasının beraatle sonuçlandığı ancak beraat kararının müdahil Şirket tarafından temyiz edildiği ve dosyanın temyiz incelemesi sırasını beklediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemece davacının hukuki durumunu doğrudan doğruya etkileyecek ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.