Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/10927 E. 2019/9614 K. 24.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10927
KARAR NO : 2019/9614
KARAR TARİHİ : 24.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı-Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkillerinin 18.05.2001-06.08.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, davalı şirketin müvekkillerini işten çıkarmak istediğini ve ihbar tazminatı ödememek için istifasını istediğini, 06.08.2012 tarihinde iş akdinin İş Kanunu m.24/2-f hükmüne göre feshedildiğine dair evrakın imzalatıldığını, müvekkilleri bakımından haklı sebeple fesih şartları olsa da istifaya zorlandığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı- Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının 18.05.2001 tarihinde işe başladığını, en son Bölge Satış Sorumlusu olarak çalıştığını 04.07.2012 tarihinde istifa ettiğini savunarak davanın reddini ve davacı karşı davalının ekonomik durumu bozuk iken şirketten borç aldığını ancak çoğunu ödemediğini, an itibariyle mevcut olan 21,152,70 TL alacaklarının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, işverenin kıdem tazminatının ödeneceğine ilişkin istifayı kabulü ve sonradan buna uymamasının gerçek bir istifa olarak değerlendirilemeyeceği, bunun işveren feshi olarak kabulü gerektiği, nitekim dosya içerisindeki ihtarnameden de anlaşılacağı üzere davacı işçinin istifadan sonra ihbar öneli içeresinde rapor aldığından bahisle iş akdinin sonlandırıldığı, bu nedenle gerçek bir istifanın söz konusu olmadığı, feshin işverence gerçekleştirildiği gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin kim tarafından, ne şekilde feshedildiği ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür.
Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır.
Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıması gerekmez.
Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir.
Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir. Bazen fesih işverenin olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir. İşçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir. Dairemizce, işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulamasına gitmesi halinde, bunu kabul etmeyen işçi yönünden “işverenin feshi” olarak değerlendirilmektedir.
Fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması, 4857 sayılı İş Kanununun 109. maddesinin bir sonucudur. Ancak yazılı şekil şartı, geçerlilik koşulu olmayıp ispat şartıdır.
Fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda sonuçlarını doğurur. Ulaşma, muhatabın hâkimiyet alanına girdiği andır.
Somut uyuşmazlıkta dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre, davalı işyerinde bölge satış sorumlusu olarak çalışmakta olan davacının iş şartlarında aleyhe değişiklik yapıldığı gerekçesiyle iş akdini 04.07.2012 tarihli ihbar öneli de içeren istifa dilekçesi ile kendisinin sonlandırdığı, davalı işverenin ise kıdem tazminatı ödemeyi kabul ederek ihbar önelinin sona ermesine gerek görmeyip istifayı işleme koyduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan fesih şekline göre davacı işçinin şartları bulunmayan ihbar tazminatı talebinin reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.