Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/10990 E. 2017/19280 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10990
KARAR NO : 2017/19280
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye alacağı, yol ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28/11/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 01/04/1989 tarihinde işe başladığını, 13/03/2014 tarihe kadar çalıştığını, en son 2.200,00 TL. net ücret, yol ve yemek parası aldığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, çalıştığı sürelere ilişkin işçilik alacaklarının kendisine ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye ve yol parası alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinde 12.03.2014 tarihinde çalışırken yaptığı telefon görüşmesi sırasında … Uluslararası Lojistik Hizm.Dış Tic.Ltd.Şti. yetkilisi…’ye hakaret ve küfür ettiğini, bunu şirket personeli…. ve …’nun duyduğunu, tutanak düzenlendiğini, bu davranış nedeniyle davacının iş aktine İş Kanununun 18., 19. ve 25.maddelerine istinaden son verildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadığını, davacının son brüt ücretinin 3.077,33 TL, net 2.200,00-TL olup, tüm ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.maddesi uyarınca, iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde geçerli bir sebeple sona erdiğini ispat külfeti kural olarak davalı işveren üzerinde olduğu, işçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davalı davacının iş akdinin önemli bir müşteri yetkilisine hakaret etmesi nedeniyle feshedildiğini savunmakta olup, bu yolda dinlenen davalı tanığı…. davacı ile telefonda bir gümrük işlemi nedeniyle tartışlarını, sert bir konuşma geçtiğini, davacının kendisine pezevenk şerefsiz diyerek telefonu kapattığını beyan ettiği,, yine davalı tanığı …. ise, davacının bir müşteri ile telefonda konuşurken yan masada olduğunu, ayrıntısını bilmediğini, ancak telefonu kapatırken karşıdaki kişiye sen kapat lan pezevenk dediğini duyduğunu beyan ettiği, ancak davacı aynı Şirkette 1989 yılından bu yana çalışması olan ve 25 yıllık kıdemi olan bir işçi olup, davacının, ortada hiçbir neden yokken tazminat haklarını da bertaraf edecek şekilde, bir müşteriye küfür ve hakaret ederek, haklı fesih gerekçesi oluşturması ve tazminatsız olarak hizmet akdinin feshine sebebiyet vermesinin, işsiz kalabileceği de düşünüldüğünde hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı, tüm bu nedenlerle davacının iş akdine davalı işveren tarafından haksız olarak son verildiğinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K).
Somut uyuşmazlıkta; davacının, iş sözleşmesi davalı Şirketin müşterisi ile 12.03.2014 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinde gereksiz tartışmaya girip müşterinin şahsına küfür etmesi sebebiyle haklı olarak feshedildiği anlaşılmıştır.
Davalı savunmasını ispat için olay tutanağı, olayın tarafı olan Şirket müşterisinin yazılı başvurusu ve ihtarname delil olarak sunulmuş ve tutanak tanığı ile feshe konu olayın muhatabı şahıs tanık olarak dinletilmiştir.
Davalı tanıkları haklı nedenle fesih savunmasını doğrulamışlardır. Mevcut delil durumu karşısında, davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı söz ve davranışları sebebiyle işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı ve bu olgunun da ispatlandığı anlaşılmakla kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/11/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.