YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12889
KARAR NO : 2020/1462
KARAR TARİHİ : 05.02.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 01/09/2008 ila 31/12/2011 tarihleri arasında çalıştığını, son aylık net ücretinin 2.600,00 TL civarında olduğunu, müvekkilinin haftanın 7 günü sabah saat 08:00 – 20:00 saatleri arasında çalıştığını ancak fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının ödenmediğini, iş yerinde bir öğün yemek ve servis uygulamasının olduğunu, müvekilinin tüm resmi ve dini bayramlarda çalışmasını sürdürdüğünü ancak alacaklarının kendisine ödenmediğini iddia ederek; fazla mesai alacağı, resmi ve dini bayram alacağı, hafta tatili alacağının faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının müvekkili şirkette davacının iddiasının aksine çalışmasının haftanın 6 günü 08:00 ila 17:00 saatleri arasında olduğunu; öğlen 12:00-13:00 arasında yemek arası verildiğini, her gün 10:00 ve 15:00’de 15 dakika ara dinlenmesi bulunduğunu, Cumartesi günleri ise işin durumuna göre çalışmadığını, davacının bütün çalışmasının yasal çalışma süreleri içinde yapıldığını, davacının fazla çalışmasının ücrete dahil olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Belirsiz alacak davasının açılması ile kesilen zamanaşımı yargılama sırasındaki işlemler ve hakimin her kararı ile kesileceğinden ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı defi sonuca etkili değildir. Belirsiz alacak davası türlerinden, kısmi eda külli tespit davasının açıldığı anda da alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir. Dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağından yargılama sırasında alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilemez. Bu nedenle yargılama sırasında arttırılan taleplere karşı yapılan zamanaşımı defi sonuca etkili değildir.
Somut uyuşmazlıkda dava kısmi eda, külli tespit talepli belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, dava açılmakla alacakların tamamı bakımından zamanaşımı kesilmiştir.
Hal böyle iken, mahkemece fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacak taleplerinin dava tarihi ile talep artırım tarihi arasında zamanaşımının işlemeye devam ettiğini kabul eden ve talep artırımında zamanaşımını gözeten bilirkişi raporuna itibarla hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı tanığı Abdullah’ın, davalının savunduğu gibi davacının pazar günleri çalışmadığını açıkça beyan etmesi karşısında usulüne uygun olarak ispat edilemediği anlaşılan hafta tatili alacak talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
Kabule göre de hafta tatili alacak talebinin 1 yevmiye (7,5 saat) üzerinden yapılması gerektiğinin düşünülmemesi de ayrıcı hatalıdır.
4. İş Kanununun 47. maddesindeki açık düzenleme karşısında ulusal bayram genel tatillerde çalıştığı anlaşılan davacının çalıştığı her bir ulusal bayram genel tatil günü için ilave 1 yevmiyeye (aylık maktu ücret/30) daha hak kazandığı gözden kaçırılarak hesaplamanın çalışılan saat üzerinden yapılması hatalıdır.
5. Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.