Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/1310 E. 2016/3554 K. 23.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1310
KARAR NO : 2016/3554
KARAR TARİHİ : 23.02.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ(MÜSTEMİR YETKİLİ)
DAHİLİ DAVALI : ADANA ÇİMENTO A.Ş. ADINA AVUKAT …

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde dahili davalı …Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız ve bildirimsiz feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdini kendisinin sona erdirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin ilk kararı davalı vekilinin temyiz itirazları üzerine Dairemizin 05.11.2014 tarihli 2013/17 E, 2014/32660 K sayılı ilamı ile “hafta tatili isteminin karar gerekçesinde ispat edilemediğinden reddidildiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında istemin kabul edilmesinin hüküm ile gerekçe arasında farklılığa neden olduğu” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulma kararı verilmiş, davacı vekilinin 13.02.2015 hakim havale tarihli dilekçesi dilekçesi ile…. davaya dahil edilmesini talep etmesi üzerine Mahkemece….. davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dahili davalı …… vekilinin temyiz istemi üzerine Mahkemece 30.09.2015 tarihli 2014/714 E 2015/101 K sayılı ek karar ile temyiz isteminin süresinde olmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı ve ek kararı …. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.
Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur.
Yasalarda aksine düzenleme bulunmadıkça mahkeme kararlarının taraflara tebliği gerekir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8 inci maddesine göre, iş mahkemelerinde verilen kararlara karşı temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gündür. Mahkemece karar yüze karşı tefhim edilmiş ise, tefhim edilen kısa kararın 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 383 ve devamı maddelerinde belirtilen şartları taşıması gerekir. Aksi takdirde usulüne uygun tefhimden sözedilemez. Bu durumda temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacaktır.
Yargılama sırasında yapılan tebliğlerle ilgili tebliğ mazbatalarının ve ilgili diğer belgelerin dosyaya konulması gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu Kanunun uygulanması için çıkarılan Tüzük hükümleri tamamen şeklidir ve titizlikle uygulanması gerekir. Bir davada yapılan tebligatların usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını hâkim kendiliğinden denetlemelidir. 19.01.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile Tebligat Kanununda esaslı değişiklikler yapılmıştır.
Vekâletname sunulduktan sonra tebligatların vekile yapılması gerekir. Vekil ile takip edilen davada, asil duruşmada bizzat bulunsa dahi tebliğin vekiline yapılması zorunludur. Vekile çıkarılan tebligat, kendisine veya kendisi yerine sekreteri veya kâtibine tebliğ edilmelidir. Ancak isticvap, yemin gibi şahsa bağlı işlemlerde, tebligatın vekile değil, bizzat bu işlemi yapacak asile yapılması yasal zorunluluktur.
Somut uyuşmazlıkta, ….vekil ile temsil edilmesine rağmen gerekçeli kararın davalı şirkete tebliğ edilmesi hatalı olduğundan vekilin temyizi süresinde olup, Mahkemenin davalının temyiz talebinin reddine ilişkin, 30/09/2015 tarih ve 2014/714 E-2015/101 K sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Asıl işveren ile alt işverenler arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK hükümleri ihtiyari dava arkadaşlarının davaya dahil edilebilmelerine dair hüküm bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, dahili davalı … …. ile davalı…. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olup, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan,…..’nin dahili dava yoluyla davaya dahil edilmesi ve aleyhine hüküm kurulması hatalıdır. Dahili davalı ….. aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bu şirket hakkındaki dava usulden reddedilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.