Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/1808 E. 2019/11850 K. 22.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1808
KARAR NO : 2019/11850
KARAR TARİHİ : 22.05.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı tarafın davalıya ait çiftliğinde bahçıvan ve bekçi olarak çalışmaya başladığını, yedi dönümlük arazi üzerine kurulu çiftliğin bekçilik, temizlik ve bahçıvanlık işleri ile diğer tüm işleri tek başına yaptığını, davalının çiftliğindeki evine şömine yaptırdığını fakat şömine işini yapan şahsa parasını vermediğini, … isimli şahsın çiftliğe gelerek davalıdan parasını istediğini fakat parasının ödenmediğini, bu sebeple davalı ve davacı arasında gerginlik çıktığını ve davalının kötü bir tabir olarak tamamen iyi niyet kaidelerine aykırı bir biçimde ve nezaket kurallarını da hiçe sayan bir tavırla iş akdinin iş veren tarafından sonlandırıldığını iddia ederek fesih bildirim ücreti, kötüniyet tazminatı, haksız fesih tazminatı, yıllık izin ücret alacağı, fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davacının …- … Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.nin personeli olduğunu, tüm ücretlerin kendisine ödendiğini, şirketin yetkilisinin müvekkili olduğunu davacının müvekkiline ait villada bahçıvan olarak görevlendirildiğini davacının … Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.nin personeli olması sebebiyle müvekkiline açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, iddianın kötü niyetli olduğunu, davacının fazla mesai yapmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosya kapsamında alınan tanık beyanlarıda gözetildiğinde davacının iş akdinin davalı tarafça fesih edildiği, davalı taraf her ne kadar davacının usulsüzlük yaptığını beyan etmiş ise de; bu hususu ve feshin haklılığını ispatlamayamadığı, davacı sözleşmenin Borçlar Kanunu 432 maddede belirtilen fesih bildirim sürelerine uyulmaksızın feshedilmesi nedeniyle fesih bildirim ücreti talebinde bulunmuş, davacının Borçlar Kanunu 432 maddeye istinaden talep ettiği fesih bildirim ücreti ile aynı yasanın 438 madde gereğince talep ettiği haksız fesih tazminatının aynı nitelikte olduğu ve tazminat miktarının 549,89 TL olduğu, davalı tarafca belge ibraz edilmemesi karşısında bilirkişi raporu ile de hesaplandığı üzere talep edebileceği yıllık izin ücretinin 466,00 TL olduğunun belirlendiği, tanık beyanları kapsamında davacının yaptığı fazla çalışmalarına ilişkin talep edebileceği fazla mesai ücretinin net 6.169,24 TL olduğu, davacı ücret alacağı talebinde bulunmuş olup, ücretlerin ödendiğinin ispat yükü yazılı delil ile davalı işverende olduğu halde ispatlanamadığından 6.709,68 TL ücret alacağı talep edebileceği, Borçlar Kanunu 438/2 maddesi gereğince davacının talep edebileği tazminat miktarı davacının kıdem süresi, işten çıkarılma şekli dikkate alınarak takdiren 1.500,00 TL olarak belirlendiği, davacı her ne kadar kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de, davacının iş akdine kötüniyetle son verildiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varılarak kötü niyet tazminatı talebinin reddine, diğer alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta davacı, davalıya ait çiftlikte, bekçilik, temizlik ve bahçıvanlık işinde burada tahsis edilen konutta ailesiyle birlikte yaşayarak çalışmıştır. Davacının normal yaşamı ile iş hayatı iç içe geçmiştir. Davacı, normal çalışmasının üstüne çıkarak fazla çalışma yaptığını ispat edememiştir. Mahkemece, fazla çalışma ücreti talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/05/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.