Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/19026 E. 2017/13173 K. 13.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19026
KARAR NO : 2017/13173
KARAR TARİHİ : 13.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) İstem:
Davacı vekili davacının 29/ 03/09/2012 tarihinde dava dışı … Giyim San. Ve Tic. A.Ş’nde işe başladığını, 28/12/2014 tarihinde ise bu şirketten çıktığını, 29/12/2014 tarihinde davalı işveren ile devir sözleşmesi yapılarak işe girişinin yapıldığını, her iki şirketin merkez adresinin, faaliyet alanının, ortaklarının ve yetkililerinin aynı kişiler olduğunu, iş akdinin geçerli bir sebep gösterilmeden davalı işverence feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine karar verilerek işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Cevap:
Davalı vekili davacının iş akdinin yazılı olarak iş kanununun 25/II-B-D-H bentlerine göre feshedildiğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararı:
Mahkemece davacı işçinin savunmasının alınmamış olması nedeniyle hukuken geçerli bir fesihten söz edilemeyeceği, bir an için savunma hakkı verildiği kabul edilse dahi; davacı hakkında işveren tarafından fesihten kısa süre önce 15.07.2015 ve 17.07.2015 tarihli baskı uzman yardımcısı ve baskı şefi tarafından insan kaynaklarına hitaben davacının olumsuz davranış ve durumunu bildiren raporlar dışında daha eski çalışma dönemlerinde bu konulara ilişkin olumsuzlukları kayıt altına alan belge ya da tutanakların mevcut olmadığı, davalı tarafından fesihten önceki hafta içinde yaşananların fesih gerekçesi yapılmasının zaten iş akdinin feshine karar verilen davacı hakkında bahane yaratmak maksatlı olduğu,davalı tanıklarının da ikrar ettiği üzere davacının sözünü ettiği itirazın aslında makina ile yapılması gereken baskının, işverende bulunmayan makina yüzünden insan gücüyle yapılmasının istenilmesi ve davacının da bunun zorluğu karşısında verdiği tepkiye ilişkin olduğu, açıklanan gerekçelerle feshin hem şekli hem de esas açısından geçerli bir fesih olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı veya geçerli nedenle feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.                      
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
  4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Diğer taraftan, 4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. Madde açıkça sadece işverenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II numaralı bendinde sayılan haklı nedenlerle fesihte savunma alınmayacağını düzenlemiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş akdi “…20.07.2015 tarihli fesih yazısıyla “*çalıştığınız bölümde iletişim problemi yaşadığınız, *yönetimin aldığı kararlara sürekli itiraz ettiğiniz, *yöneticilerinize hakaret ettiğiniz, namaz kılmak için verdiğimiz molaları aşırı uzatmanız, *sık sık rapor almanız, *verilen göreve itiraz ettiğiniz ve ısrarlar sonucu kabul ettiğiniz gerekçesiyle… 4857 sayılı kanunun 25/II maddesinin b-d ve h fıkraları gereğince feshedilmiştir.” denilerek haklı nedenle feshedilmiştir. Haklı fesih yapıldığından savunma alınmasına gerek yoktur. Mahkemenin savunma alınmaması nedeni ile feshin geçersiz olduğu gerekçesi isabetli değildir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve tanık anlatımlarından davacı hakkında 15.7.2015 ve 16.7.2015 tarihli şikayet dilekçelerinin verildiği, bu dilekçelerde davacının işini özensiz ve dikkatsiz yaptığının, yöneticilere saygısız davrandığının, hareketleriyle diğer personelin moralini bozduğunun, molaları fazlasıyla uzattığının, işverene itiraz ettiğinin belirtildiği bu hususların tanık anlatımlarıyla da doğrulandığı davacının davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı sabit olup bu davranışları haklı fesih ağırlığında olmamakla birlikte işverenden iş ilişkisinin devam ettirmesi beklemeyeceği ve feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yargılama yaptığı 100,00 TL giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 13.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.