Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/20732 E. 2020/8460 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20732
KARAR NO : 2020/8460
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 01/04/2010-15/12/2014 tarihleri arasında aşçı yarımcısı olarak çalıştığını, işten haksız olarak çıkarıldığını, işçilik alacaklarının bulunduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; … Holding A.Ş. ile dava dışı … arasındaki ilişkinin hukuki niteliği belirlenmesinin gerektiği, taraflar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı şirket ile … işçileri tarafından taşınması, servis edilmesi gibi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile…arasında iş ilişkisi olmadığını, fazla çalışma alacağı talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 12.04.2010-15.12.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai alacaklarının tahsiline karar verilmiştir.
Gerekçe:
Davacı 01.04.2010-15.12.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde aşçı yardımcısı olarak çalıştığını iddia ederken davalı vekili , davacının kendi işçileri olmadığını, … firması ile aralarındaki ilişkinin asıl işveren- alt işveren ilişkisi olmadığını, bu firma ile 01.09.2012-15.12.2014 tarih arasında yemek hizmetine dayalı sözleşme imzalandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bu firma ile aralarında asıl işveren -alt işveren ilişkisi olsa dahi sorumluluğun bu süre ile sınırlı olması gerektiğini zira, davacının iddia ettiği tüm sürede davalı işyerinde çalıştığını ispatlaması gerektiğini savunmaktadır.
Mahkemece davacının çalıştığı şirketler ile davalı şirket arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisinin bulunduğu bu nedenle davalı şirketin sorumlu olduğu belirtilerek davacının alacaklarının tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Davalı şirket 01.09.2012-15.12.2014 tarihleri arasında … firması ile sözleşme imzalandığını kabul etmekte ise de davacının 01.04.2010-01.09.2012 tarihleri arasında çalıştığını kabul etmemektedir. Öncelikle davacının çalıştığı şirketler ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin tespit edilmesi ve bu doğrultuda hizmet süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacının sigortalı olarak çalıştığı işyerlerine ait tüm Sosyal Güvenlik Kurumu tescil bilgileri, davalı şirket ile bu şirketler arasındaki sözleşmeler davacının çalıştığı işyerleri ve yapılan işin niteliği gerektiğinde tanıklar da yeniden dinlenilmek suretiyle belirlenmeli sonucuna göre tarafların sorumlulukları gözetilmek suretiyle tüm alacaklar hakkında karar verilmelidir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu aşamada davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.