YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21927
KARAR NO : 2016/16210
KARAR TARİHİ : 21.09.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ )MAHKEMESİ
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının yanında 3 yıldır çalışmakta olduğunu, davalı tarafından iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı,ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti alacağı, yıllık ücretli izin alacağı ve resmi tatil ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan fesih bildirimi ile ilgili belgenin yetkili olmayan kişiler tarafından düzenlendiğini, iş sözleşmesinin iş kanunun 25/II (g) fıkrasına göre haklı nedenle feshedildiği, davacının günde 4-5 saat çalıştığı ve bu nedenle fazla çalışma yapmadığını, davacının dini bayramlarda çalışmadığını ve yıllık izinlerini kullandığını savunarak,davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.09.2013 tarihli ve 2011/30739 E. 2013/24465 K.sayılı bozma ilamı ile özetle; “…Davacı,iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek dava açmış ve fesih tarihini 08.07.2009 olarak göstermiştir. Davalı işveren ise devamsızlığa dayanmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının hizmet akdinin feshine ilişkin 08.07.2009 tarihli belgenin 29.06.2009 tarihinde seçimi kaybeden kişiler tarafından düzenlendiği izlenimi edinilmektedir.Davacı 08.07.2009 tarihinde iş akdinin feshedildiğini iddia etmekle birlikte 11.07.2009 tarihine kadar çalışmasına devam ettirildiğini beyan etmiştir.
Mahkemece fesih belgesinin veriliş şekline ilişkin davalı savunmasının yeterince incelenmediği görülmektedir.
Mahkemece yapılacak iş, davalı kooperatife ait ana sözleşme getirtilerek 2009 yılındaki seçimin ne zaman yapıldığı,yönetim kurulunun yetkisinin hangi tarihte sona erdiği ve fesih şekline ilişkin kooperatifin ana sözleşme,tüzük belgeleri ve karar defteri getirtilip 08.07.2009 tarihli belgenin resmiyete intikal ettirilmeyişi de dikkate alınarak sonuca gitmektir.
Eksik araştırma ve gerekçesiz bir biçimde kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece özetle;bozma ilamına uyarak yapılan yargılama,toplanan deliller,tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; yargıtay ilamında belirtilen eksikler doğrultusunda davalı kooperatife ait ana sözleşme ve diğer belgeler getirildiği, 08/07/2015 havale tarihli bozma sonrası ilk alınan bilirkişi raporuna göre, fesih işleminin görevi devam eden yönetim kurulunca yapıldığı,işverence savunulan devamsızlık nedeniyle fesih olgusunun doğru olmadığı gerekçesi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı belirtilerek hesaplama yapıldığı,davalı vekilinin itirazı ile alınan 13/07/2015 havale tarihli raporda ise davalı kooperatifin davacı ile olan iş sözleşmesini devamsızlık sebebiyle haklı nedenle feshettiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağının belirtildiği,tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin 30/06/2009 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yaparak yeni yönetim kurulunun seçildiği, eski yönetim kurulunun bu tarih itibari ile görevinin sona ereceği, bu tarihten sonra eski yönetim kurulunca yapılan işlemlerin geçersiz olacağı, bu şekilde eski yönetim kurulu tarafından 08/07/2009 tarihinden yapılan iş sözleşmesinin feshi işleminin geçersiz olduğu; yeni yönetim tarafından 12/07/2009 tarihinde yapılan devamsızlık nedeniyle iş sözleşmesinin feshi işleminin haklı olduğu, bu konuda düzenlenen 13/07/2015 tarihli bilirkişi raporunun bu yönleri kapsayan değerlendirmelerin yerinde olduğunun kabulü ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafın dava dilekçesinde, kıdem ve ihbar tazminatından başka; fazla çalışma alacağı, yıllık ücretli izin alacağı ve resmi tatillerde çalışılmasından kaynaklanan alacak istemlerinin de bulunduğu, mahkememizce yanılgıya düşülerek sayılı alacak kalemleri yönünden olumlu ya da olumsuz karar verilmediği, bu hususun yanlış olmasına rağmen, kısa karar ile verilen hükmün gerekçeli karar ile değiştirilemeyeceği, taraflarca temyiz edilmesi halinde Yargıtay tarafından değerlendirilmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacının fazla çalışma ücreti,yıllık ücretli izin ve resmi tatil ücret alacakları taleplerinin de bulunduğu ancak sehven bu alacak kalemleri hakkında hüküm kurulmadığı gerekçede belirtilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunlu olduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı sair temyiz nedenleri incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.