Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/21933 E. 2017/15075 K. 05.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21933
KARAR NO : 2017/15075
KARAR TARİHİ : 05.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde 05.06.2008 tarihinde üretim operatörü olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin 25.05.2015 tarihinde ekonomik nedenler gerekçe gösterilerek feshedildiğini, feshin son çare ilkesinin gözetilmediğini iddia ederek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde en az 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminat ve çalıştırılmadığı dönemler için 4 aylık ücretinin davalı işverenden alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, şirketin ekonomik kriz nedeniyle yurtiçi ve yurtdışı pazar paylarında kayba uğradığını, gelir-gider dengesinin şirketin aleyhine bozulduğunu, bu durumda iş hacminin gerektiği oranda azaltıldığını, davacının şirket bünyesinde başka bir pozisyonda çalıştırılmasının mümkün olup olmadığının araştırıldığını ancak davacıya uygun pozisyonun bulunamadığını, 25.05.2015 tarihinde 184 işçinin çıkarılmasına karar verildiğini, davacının bu işçiler arasında olduğunu, davacının 2010 yılında meydana gelen iş kazasından bahsettiğini ancak bu durumun işe iade davası ile alakasının olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı şirketin ekonomik sıkıntı içinde olması nedeniyle davacının hizmet akdinin feshedildiği, davalı tarafın fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlı olduğu, işe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamayacağı, davalının geçerli fesih nedenlerini ortaya koyamadığı ve fesihte son çare ilkesine uyduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK’nın “Hukuki dinlenilme hakkı” başlıklı 27 nci maddesinde,
“Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmüne,
Aynı Kanunun “Bilirkişi raporunun verilmesi” başlıklı 280 inci maddesinde “ Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir.” hükmü ile “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281 inci maddesinde “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkeme tarafından 22.12.2015 tarihli duruşmada bilirkişilerin refakate alınarak mahallinde 28.12.2015 tarihinde keşif yapılmasına, celse arasında rapor geldiği takdirde taraflara tebliğine karar verilmiş, davacı vekilinin bulunduğu 28.12.2015 tarihinde keşif icra edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor 19.01.2016 tarihinde dosyaya sunulmuş, davalı vekili tarafından 25.01.2016 tarihli mazeret dilekçesi gönderilmiş, bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmeden ….01.2016 tarihli duruşmada davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası ve yapılan yargılama yukarıda belirtilen hükümler doğrultusunda değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edilmeden karar verildiği ve davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği anlaşıldığından, hükmün sair yönlerden incelenmeksizin bu gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda belirtilen sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.