YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22114
KARAR NO : 2020/8238
KARAR TARİHİ : 17.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesine haklı bir sebep olmadan son verildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesine haklı bir sebep olmadan davacı tarafından son verildiğini ve davacının herhangi bir alacağının da bulunmadığını öne sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 28.05.2011-03.04.2013 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen 03.05.2013 tarihli ve 31.08.2013-21.03.2014 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen 19.04.2014 tarihli ibranamelerin geçersiz olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Aynı ispat kuralları ulusal bayram ve genel tatil günleri alacakları bakımından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık anlatımlarından hareketle, davacının haftada 21 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ise de; varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır.
Davalı işverence dosyaya, işe giriş çıkış saatlerini ve çalışma yapılan günleri yapılan bir kısım ödemeleri gösterir davacı tarafından imzalı belgeler sunulmuş, davacı asil ise 02.02.2016 tarihli celsede; davalı tarafça dosyaya sunulan bu belgelerin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, imzaların davalı işyeri temsilcisi Mete Kavak tarafından atıldığını öne sürmüştür. Ne var ki; Mahkemece bu kayıtlara değer verilip verilemeyeceği üzerinde durulmadan yargılama sonuçlandırılmıştır.
Mahkemece davacının imza inkarı iddiası üzerinde durularak; öncelikle, dosya içerisinde bulunan çalışma gün ve saatlerini gösterir kayıtlar fotokopi olduğundan ve imza kaligrafisi ve karakteristik özelliklerinin fotokopi üzerine yeterince yansımaması ve imzaların farklı yöntemlerle transfer edilebilmesi sebebiyle çoğu zaman imza incelemesi yapılamadığından, davalı yana işe giriş çıkış kayıtlarının asıllarını sunması için yöntemince kesin süre verilmeli verilen süre içerisinde asılların sunulması halinde uzman bilirkişiye imza incelemesi yaptırılmalı, bu şekilde imzanın davacıya ait olup olmadığı saptandıktan sonra bu belgelere değer verilip verilemeyeceği değerlendirilmeli, sonucuna göre ve taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları konusunda bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 17.09.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.