Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/22214 E. 2020/8393 K. 17.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22214
KARAR NO : 2020/8393
KARAR TARİHİ : 17.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının ücret alacağının olup olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı taraf iş akdinin feshedildiği 02.10.2014 tarihine kadar bir aylık ücret alacağının ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı taraf ise yargılama esnasında, Eylül ayı maaşının ödendiğini, davacının 01.09.2014 tarihinde izine ayrıldığını, izinli iken 15.09.2014 tarihinde istirahat raporu aldığını, izinli iken istirahat alındığından yıllık izine ara verilip iznin kalan kısmı sonradan kullandırıldığından istirahatinin dikkate alınarak 14 günlük ücreti+asgari geçim indirimi toplamı 608,83 TL’nın davacıya isme havale olarak ödendiğini, istirahatli olduğu dönem maaşının yasa gereği ödenmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığı dikkate alındığında Eylül ayı maaşının dava tarihinden önce 01.12.2014 tarihinde 608,83 TL olarak ödendiğini belirtmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 01.09.2014-02.10.2014 tarihleri arasındaki dönem yönünden 32 gün için hesaplanan 864,74 TL net ücret alacağına hükmedilmiştir.
Dosya içeriğinden; davalı tarafça 02.12.2014 tarihli …’a ilişkin banka dekontu sunulduğu, dekontta “kalan alacak” ibareli 608,83 TL’lık miktarın bulunduğu, davacının 15.9.2014 tarihinden 24.09.2014 tarihine kadar istirahatli olduğuna ve 25.09.2014 tarihinde çalışabileceğine ilişkin Tuzla Devlet Hastanesinin 15.09.2014 tarihli istirahat raporunun mevcut olduğu görülmektedir. Ancak, mahkemece dosyada yer alan bu belgelere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup 02.12.2014 tarihli banka dekontunda yer alan ödemenin değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, yine ücret alacağına yönelik olarak aynı dönemdeki istirahat raporu için davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işgöremezlik nedeniyle ödeme yapılmış olması halinde İş Kanunu’nun 48/2 maddesi uyarınca mahsubunun düşünülmemesi de hatalıdır.
3-Taraflar arasında davacının ulusal bayram ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, iddianın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davacının tanık beyanlarına göre dini bayram dışındaki bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek söz konusu genel tatil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de; yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı …’ın davalı işyerinde 1992-1997 ve 2001-2003 tarihleri arasında çalıştığını beyan ettiği ancak hesaplanan dönemin davacı tanığının davalı işyerinde çalışmadığı 15.1.2010-02.10.2014 tarihlerini içeren dönem olduğu görülmekle hesaplama yapılan dönem itibariyle davalı işyerinde çalışması olmayan tanık beyanına göre genel tatil alacağına hükmedilmesi hatalı olup ispatlanamayan genel tatil alacağının reddi gerekmektedir. Kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.