Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/22766 E. 2020/7755 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22766
KARAR NO : 2020/7755
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.10.2003- 09.12.2013 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde son olarak 2011 Kasım ayından itibaren bölge satış sorumlusu olmak üzere çeşitli görevlerde çalıştığını, Maltepe ve Bostancı bölgesinde yedi şubenin sorumlusu olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek, fazla mesai ücreti ile resmi tatil ücreti alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı def’inde bulunmak suretiyle, davacının müvekkili işyerinde hizmet süresi zarfında mağaza şefi, bölge satış şefi ve bayi temsilcisi gibi farklı pozisyon ve koşullarda çalıştığını, davacının imzaladığı ibraname ile fazla mesai alacağı olmadığını kabul ederek müvekkili şirketi ibra ettiğini, davacının mesai saatlerini kendisinin düzenlediğini, bu konuda herhangi bir üst düzey yöneticiden emir ve talimat almadığını, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinde aylık ücrete fazla mesai ücretlerinin de dahil olduğunun belirtildiğini, davacının bölge satış şefi olarak çalıştığı dönemlerde mağaza ziyaretleri yaparak görevini yerine getirdiğini, bu dönemlerde dışarıda geçirdiği saatlerin tamamen kendisinin inisiyatifinde ve kontrolünde olduğunu,davacının yaptığı çalışmalar nedeniyle fazla mesai talebinin mümkün olmayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut olayda; davacı işçi dava dilekçesinde; davalı işyerinde 15.10.2003-09.12.2013 tarihleri arasında çeşitli görevlerde olmak üzere son olarak 2011 Kasım ayından itibaren bölge satış sorumlusu olarak çalıştığını ileri sürerek, belirtilen tarih sonrası için fazla çalışma ve resmi tatil ücret alacakları talebinde bulunmuştur. Davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının Eylül 2012 tarihinden itibaren bölge satış şefi olduğu ileri sürülmüş ise de , tanık anlatımlarından davacının Temmuz 2011 ayından itibaren fiilen bu görevi ifa ettiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı def’i dikkate alınarak Ekim 2010 tarihinden itibaren hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, davacının dava dilekçesindeki talebini aşar şekilde 2011 Kasım ayı öncesi için yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde öngörülen taleple bağlılık kuralına aykırı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.