YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23297
KARAR NO : 2017/15409
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı iş yerinde 27/04/2006 tarihinde işe başladığını, davalı iş verinin davacıya yönelik olarak iyi niyet ve ahlak kurallarına uymadığını, iş verenin güveninin kötüye kullandığını, şirket içi yönetmeliklere aykırı davrandığını ileri sürerek davacı müvekkilin iş akdini iş kanunun 25/ II maddesine dayanarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadesine, tazminatların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıraladığını, iş verenin güvenini kötüye kullandığını, doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarını da sergilediğini belirterek davacının iş akdi haklı nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, her ne kadar fesih gerekçesi olarak bir kısım olayların anlatımı yapmış ise de dosya içeriğine göre davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca feshettiği, ancak fesih bildiriminin yazılı ve geçerli nedene dayalı yapmadığı, feshi bildiriminde iş veren karşı güven ve sadakat borcunun hangi olaylar nedeni ile ne şekilde davacının ihlal ettiği anlatılmayarak fesih gerekçesi soyut olarak ifade edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde iş güvencesi hükümleri olarak kabul edilen düzenlemeler gereği “İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır”. Aynı kanunun işverenin derhal fesih hakkını düzenleyen 25/son maddesine göre “İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir”. Madde de iş güvencesi hükümlerine atıf yapılırken, geçerlilik şartı olan 19. Maddedeki yazılı bildirim ve fesih sebebini açık ve kesin olarak bildirme kuralına yer verilmemiştir. Bu nedenle gerek teoride ve gerekse uygulamada, haklı nedenle fesihte yazılı fesih bildirimi ve fesih sebebinin açık ve kesin olarak aranmasının bir geçerlilik koşulu olmadığı kabul edilmektedir.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi güveni kötüye kullanma, güven ilişkisini zedeleme nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II.e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedilmiştir. Bu fesih nedenine göre feshin yazılı yapılması ve nedenin açık ve kesin olarak belirtilmesi geçerlilik şartı değildir.
Davalı işveren fesih konusunda bir takım alınmış ifadeler, şikayetlerle belgeler sunmuş, tanık bildirmiştir. Bu deliller ile davalının karşı delilleri toplanmalı ve feshin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
F)SONUÇ :
Temyiz olunan kararın yukarda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/10/2017 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.