YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23962
KARAR NO : 2020/10218
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işverenin haksız ve kötüniyetli şikayetleri üzerine hakkında ceza davası açıldığı, ancak İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/447-2011/314 EK sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği ve hükmün Yargıtay 11. CD’nin 2013/12767 E. ilamı ile onandığı, davalıların tehdit ve hakaret şikayetleri nedeniyle de İstanbul C. Başsavcığınca 2009/19970 K. sayı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bütün bu sebeplerle 30.000- TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davacının işyerini terk ederken kendilerine hakaret ve tehditte bulunduğu, ayrıca müşterilere ait bir kısım belgeleri de beraberinde götürdüğünü, adli makamlarca yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile şikayetlerinden sonuç alamadıklarını, manevi tazminatın şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının sebeplerini açıklamadığı, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Manevî zarar, kişilik değerlerinde meydana gelen irade dışı eksilme, kişilik değerlerinin ihlali sonucu uğranılan objektif eksilme ve kayıplardır. Manevi zararın tazmini için kişilik değerlerinin hukuka aykırı şekilde ihlal edilmesi ve saldırıda bulunanın kusurlu olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf davalının haksız ve kötüniyetli şikayetleri üzerine yargılanıp beraat etmesi ve soruşturmaya maruz kalması nedeniyle uğradığı elem ve ızdıraba karşılık manevi tazminat talep etmiş, mahkemece istek kısmen hüküm altına alınmış ise de davalıların davacı hakkında kendilerine hakaret ve tehditte bulunduğu ve işyerinden ayrılırken bir kısım müşteri belgelerini götürdüğü iddiasıyla Anayası’nın 36. maddesinde güvence altına alınan şikayet hakkını kullandığı, davacının davalıların şikayeti üzerine yargılanıp beraat etmesi ve soruşturmaya maruz kalmasının kişilik haklarına saldırı teşkil etmeyeceği, dosya kapsamında davalıların ızrar kastıyla hareket edip kötüniyetli olduklarına dair bir delil de bulunmadığı anlaşıldığından tamamen reddi gereken manevi tazminat talebinin kabulü hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 01.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.