Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25260 E. 2020/10055 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25260
KARAR NO : 2020/10055
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 24.11.2011-21.08.2014 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, haftalık 60-65 saat çalışma yapmasına rağmen fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmediğini, … bayram ve genel tatillerde de aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini, bu çalışmaların karşılığı olan ücretlerin de ödenmediğini, kullandırılmayan yıllık izinlerinin bulunduğunu, ödenmeyen işçilik alacakları ve işyerindeki psikolojik baskı nedeniyle … sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının … sözleşmesinin devamsızlık nedeni ile müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, işyerinde vardiyalı çalışma yapıldığını, … bayram ve genel tatil günlerinde kısmen çalışılmış ise de, bunların karşılığının izin günü olarak kullandırıldığını, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin günlük … süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı … Kanunu’nun 68’inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. … Kanunu’nun 63’üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68’inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.
İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.
Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.
Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K.).
… Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan ek raporda, davacı tanığı … beyanına göre kabul edilen, davacının haftanın iki günü 09.30-17.30 ve haftanın iki günü 13.30-22.00 saatleri arasındaki çalışmaları bakımından, yine davacı tanığı beyanına göre yarım saat ara dinlenmesi düşüldüğü anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda ifade edilen 4857 sayılı Kanunu’nun 68. maddesine göre, günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından en az bir saat ara dinlenmesi kabulü zorunlu olduğundan, salt davacı tanığı beyanı ile Kanun hükmüne aykırı olacak şekilde bir saat ara dinlenmesi yerine yarım saat ara dinlenmesi kullanıldığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Taraflar arasında davacının ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağı bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Ödeme def’i itiraz niteliğinde olup hakkı ortadan kaldırır. Bu nedenle itiraz mahiyetinde olan ödeme belgelerinin yargılamanın her aşamasında sunulabileceği kabul edilmektedir.
Somut olayda, Mahkemece davalı vekili tarafından ibraz edilen 2014/8. aya ilişkin ücret bordrosu ve bu bordro ile ilintili olduğu iddia olunan 05.09.2014 tarihli ödeme belgesi değerlendirilmeksizin yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmış olup; davacıdan belgelere karşı diyeceklerinin sorularak yıllık izin ücreti alacağının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.