Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25531 E. 2020/11045 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25531
KARAR NO : 2020/11045
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 07.10.2013-02.12.2014 tarihlerinde davalı nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini, ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının iş sözleşmesinin davalı işverence feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı davalının “… Koleji Ataşehir” projesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 02.12.2014 tarihinde hiçbir sebep gösterilmeden işverence feshedildiğini beyan etmiş olup; davalı ise savunmasında davacının iş sözleşmesinin işyerindeki disiplinsiz davaranışları nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini beyan etmiştir. İş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği hususu sabittir. Mahkemece, gerek 4857 sayılı Kanun’un 24. ve 25. maddelerine gerekse de 17. maddesine atıfta bulunulmak suretiyle davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle ve ihbar öneli verilerek feshedildiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kabul edilmiş ise de, bu kabul hatalıdır. Zira iş sözleşmesinin feshine neden olan olaylar ile ilgili bir değerlendirmeye yer verilmediği gibi, atıfta bulunulan Kanun maddeleri dikkate alındığında iş sözleşmesinin feshinin haklı yahut geçerli sebebe dayandığı hususunda da bir değerlendirme yapılmış değildir.
Dosya içerisinde yer alan “İş Akdi Fesih Bildirimi” başlıklı 03.12.2014 tarihli belge içeriğinde, davacının geçmiş dönemdeki işyerinde uyuması, yaka kartı takmaması gibi disiplinsiz davranışlarının yanı sıra son olarak, 02.12.2014 tarihinde çalışma saatinde 5-C sınıfı öğrencisi ile münakaşa sonucu öğrenciyi atkısından tutarak yere fırlatma eylemini gerçekleştirdiği ve davacının işyerindeki bahse konu davranışlarının 4857 sayılı Kanun’un 25/2 maddesi gereğince “Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller” kapsamında kaldığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği hususu ifade edilmiştir. Davacının fesih bildiriminde iş sözleşmesinin feshini teşkil eden birkısım eylemlerinden dolayı uyarı cezası verilmek suretiyle cezalandırılması, birkısım eylemlerinin üzerinden ise 6 işgünlük hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle feshe gerekçe teşkil etmeyeceği anlaşılmakta ise de, özellikle işyerinde 02.12.2014 tarihinde gerçekleşen eylemin haklı neden feshe teşkil edip etmediğinin değerlendirilmemesi hatalı olmuştur. Nitekim dosyada yer alan 02.12.2014 tarihli “Tespit-Vukuat Açıklaması” başlıklı belge içeriğinde, 02.12.2014 tarihinde … Koleji Ataşehir Kampüsünde öğrencilerin okula girişi sırasında B kapısında görevli olan davacının 5-C sınıfı öğrencilerinden …’yla okul bahçesinde münakaşa ettiği, öğrenci ile karşılıklı konuşarak ani bir hareketle öğrencinin kapüşonundan tutarak yere fırlattığı, öğrencilerin öğretmene davacıyı şikayet ettikleri ve okul yönetiminin davacı hakkında gerekli soruşturmanın yapılmasını talep ettiği ifade edilmiş olup; tutanak tanıkları mahkeme huzurundaki yeminli beyanlarında tutanak içeriğini doğrulayıcı beyanlarda bulunmuşlardır. Buna göre, davacının 02.12.2014 tarihli bahse konu eyleminin işverene haklı nedenle fesih hakkı verdiği anlaşılmakla; feshin hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı da gözetildiğinde, davacının kıdem ve ihbar tazminalarının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmaqyı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.