Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25547 E. 2020/11127 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25547
KARAR NO : 2020/11127
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 28.05.2008 tarihinden 24.07.2014 tarihine kadar satış temsilcisi olarak çalıştığını, davacının iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının son brüt ücretinin 1.733,00-TL olduğunu, ayrıca 320,00-TL yemek ücreti verildiğini ve davacıya araç tahsis edildiğini, davacının haftanın 6 günü 08:30 – 20:00 saatleri arasında çatıştığını, dini bayramların ilk 2 günü hariç diğer günlerinde çalıştığını, 2012 yılından 1 hafta, 2013 yılından 2 hafta ve 2014 yılının tamamına ait yıllık izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai atacağı, dini bayram ücret alacağının ve yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının, iş akdinin 19.07.2014 günü amiri … ile araçlara takılacak araç takip sistemi hakkında önce tartışmaya girdiği akabinde olayı büyüterek amirine sataştığı ve kıyafetini yırttığının tutanaklarla tespit edildiğini, bu nedenle iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’ nun 25/II-d maddesinde düzenlenen ” İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84. üncü maddeye aykırı hareket etmesi” hükmü gereğince 24.07.2014 tarihi itibariyle haklı nedenle derhal feshedilmesine karar verildiğini, müvekkili şirketteki çalışma süresi boyunca yapmış olduğu fazla mesailerin ve zaruret halinde dini bayram çalışmalarının karşılığının bordrolara yansıtıldığını ve davacının banka hesabına yatırıldığını ve davacı tarafça ihtirazı kayıt konulmadan tahsil edildiğini, davacının bakiye yıllık izin alacağının olmadığını ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı ise davacının iş akdinin amiri ile önce tartışmaya girmesi, amirine sataşması ve ardından da kıyafetini yırtması ve bu durumun tutanaklarla tesbit edilmesi üzerine İş Kanunun 25/II-d maddesinde düzenlenen işçinin işverenin başka bir işçisine sataşması haklı nedeniyle derhal feshedildiğini, savunmuştur. Mahkemece, davacı ile amirinin tartıştıklarının ve karşılıklı olarak birbirleriyle yumruklaştıklarının tanıklar tarafından söylenmesine karşın tanıkların ilk olarak hangi tarafın yumruk attığını bilmemeleri ve amirin kıyafetinin yırtıldığı hususunda mahkemede herhangi bir beyanda bulunmamaları karşısında iş akdinin haklı neden ile feshedildiğinin ispat yükü üzerinde olan davalı işverenin iş akdinin haklı sebeb ile feshedildiğini kanıtlayamadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve özellikle davacının olaya şahit olduğunu bildirdiği davalı tanığı …’ ın olay sonrası işyerinde yapılan incelemede verdiği yazılı beyanında ve ardından mahkemede verdiği beyanda, davacının amirine hakaret ve tehdit ettiğini, bundan dolayı aralarında yumruklaşma olduğunu ve davacının amirinin tişörtünden tutup yırttığını bildirmesi karşısında, davacının kendisine araçlara takılmakta olan araç takip sistemini taktırıp taktırmadığını sorması üzerine aralarında tartışma çıktığı, amirinin davacıyı dışarı çıkararak konuşmak istediği ancak davacının dışarı çıkmasının ardından tanığın da bulunduğu ortamda amiri ile tartışmaya girerek amiri ile yumruklaştığı ve ardından tişörtünü tutarak yırttığı anlaşılmakla, davacının işverenin başka bir işçisine sataştığı, bu davranışının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi kapsamında kalmakta olduğu ve haklı neden teşkil ettiği kabul edilmelidir. Mahkemenin belirtildiği şekilde gelişen olayların haklı fesih nedeni olduğunun ispat edilemediği yönündeki kabulü yerinde değildir.
3-Davacı dava dilekçesinde 2012 yılından 1 hafta, 2013 yılından 2 hafta ve 2014 yılında doğan izinlerinden ise hiç kullanmadığını iddia etmiştir. Davalı dosyaya 02.07.2012 tarihinden itibaren 6 gün, 03.09.2012 tarihinden itibaren 6 gün, 14.11.2012 tarihinde 1 gün, 04.02.2013 tarihinden itibaren 6 gün ve 28.05.2013 tarihinde 1 gün izin kullandığını gösterir belge ve davacıya bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiği anlaşılan 1.772,65 TL ödeme belgesi sunmuştur. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, davacının kullanamadığını iddia ettiği 41 günlük izinden, izin kullanamadığını belirttiği tarihlerde kullandığı anlaşılan 20 günlük izni düşmek ve kalan 21 günlük yıllık izin alacağını hesaplamak ve yapılan yıllık izin ödemelerini bulunan rakamdan mahsup ederek bakiye alacak kalır ise bunu hüküm altına almaktır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.