YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25623
KARAR NO : 2017/16232
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının … … A.Ş.’de 08/01/2001 tarihinde özel şoför olarak çalışmaya başladığını, 31/10/2015 tarihinde herhangi bir neden gösterilmeksizin feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğini ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının sabit ücret ve prim usulü ile çalıştığını, işverene verdiği dilekçe ile şahsına ait özel nedenlerden ve bundan sonra yeterli performansı sergileyemeyeceğinden dolayı tazminatlarının ödenerek işten çıkartılmasını talep etmesi üzerine iş sözleşmesinin 23/10/2015 günlü fesih bildirimi ile 31/10/2015 tarihinde feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı işveren tarafından 02/11/2015 ve 03/11/2015 tarihli iki farklı işten ayrılış bildirgesinin verilmesi; ilk bildirgede işten ayrılış kodunun (16; devir) olarak gösterilmesi, davacının fesih sürecinde yıllık ücretli izne çıkması, davacının sözleşmeyi nakil olacağı kanısı ile imzaladığı, bu kanaate davalı işverenin ilk bildirgede dayandığı fesih nedeni ve davacı tanığının anlatımları ile kabul edildiği, bu haliyle ortada sulh sözleşmesi/ikale sözleşmesi gibi bir durumun olmadığı, davacının iradesinin sakatlandığı, bu haliyle geçerli bir iş sözleşmesinin feshi işleminin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İşçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması için, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi gerekir. İş sözleşmesini fesheden işçi feshin geçersizliği ve işe iade isteminde bulunamaz.
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. Uygulamada en çok karşılaşılan şekli olan, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebi istifa olarak değil, olsa olsa ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde icap biçiminde değerlendirilmelidir. İşverenin sosyal ve ekonomik üstünlüğünü kullanarak, tazminatları ödeme koşulu, benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. Ancak bu durumun, irade fesadının işçi tarafından kanıtlanması gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı el yazısı ile yazdığı 19.10.2015 tarihli dilekçesi ile özel nedenlerden dolayı iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek 31.10.2015 tarihinde feshedilmesini talep etmiş, davalı işveren 23.10.2015 tarihinde bu talebi kabul edilmiş ve 31.10.2015 tarihinde de iş sözleşmesinin karşılıklı sona ermesine ilişkin sulh sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı 19.10.2015 tarihi dilekçesini irade fesadı altında verdiğini kanıtlayamadığına göre bu istemi ikale yapma yönünde icaptır. İşveren de kabul ettiğine göre iş sözleşmesinin bozulması yönünden tarafların iradesi birleşmiştir. İşveren tarafından bir fesih bulunmadığından davacı iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 19.10.2017 oybirliği ile karar verildi.