YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25717
KARAR NO : 2016/17154
KARAR TARİHİ : 04.10.2016
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkette muhasebe şefi olarak çalışmakta iken 16/08/2013 tarihinde iş akdine son verildiğini, işe başlama tarihinin 30/08/2012 olduğunu davacıya sözlü olarak iş akdine son verildiğini ve tüm haklarının ödeneceği söylenilmiş ise de ancak neden iş akdine son verildiği açılanmadığını, fesihten önce herhangi bir uyarı ikaz ihtar almadığını , savunmasının da alınmadığını, fesihten sonra kendisine telefon edilerek işçilik ücret ve hakları hususunda görüşmek üzere ve yeniden tutanak imzalatılmak istenilmekte olduğunu ancak davacının öncelikle işine devam etmek istediğini , davacının işine aniden son verilmesinin davacıyı maddi ve manevi olarak büyük kaybına yol açtığını , bu nedenlerle feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının aynı işine iadesini, işe iade kararı kesinleşinceye kadar geçecek süre için 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesine, işe iade kararına uyulması halinde davacıya 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 25/05/2013 tarihinde davalı şirkette muhasebe şefi olarak göreve başladığını , 18/08/2013 tarihinde haklı sebep ile iş akdinin fesih edildiğini , davacının işe iade davası açması için yasanın aramış olduğu 6 aylık kıdem şartının davada oluşmadığını davacı davalı şirkette 25/05/2013 tarihinde işe başlamış ve aradan 3 ay geçmeden 18/08/2013 tarihinde iş akdi davalı şirket tarafından feshedildiğini, davacının şirkette 6 aylık kıdemini doldurmadığını, davacının iş akdi fesih edilirken davacının hak etmiş olduğu tüm yasal haklarının bedelinin kendisine davalı şirket tarafından ödendiğini, dava dilekçesinde belirtilenin fesihten önce davacıya herhangi bir uyarı ve ikazın yapılmadığı , davacının hiçbir şekilde savunmasının alınmadığı ve davacının özveri ve gayret içinde çalıştığı yönündeki davacı iddialarının doğru olmadığını, bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının işyerindeki kıdeminin 6 ayı doldurmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 24.10.2014 tarih ve 2014/11909 Esas ve 2014/30945 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkemenin kararı bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davacının sigortalı hizmet döküm cetvelinde 18.08.2013 tarihinde çıkış bildirilen 1114843.34 sicil numaralı işyerinden 10.09.2012 tarihinde işe giriş işlemi yapıldığı buna göre davacının çalışmasının 6 aydan fazla olduğu izlenimi uyandığı, mahkemece bu hususun araştırılarak, davacının kıdeminin 6 aydan fazla olduğunun tespiti halinde taraf delilleri toplanarak davacının talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının kıdeminin 6 aydan fazla olduğu ve iş güvencesi kapsamında kaldığı, feshin haklı veya geçerli nedene dayandığının ispat yükünün davalı işverende olduğunu ancak işçinin feshin başka nedene dayandığını iddia etmesi halinde ispat külfetinin işçiye geçtiği, davacı işçinin de aksini ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozma sonrası verilen karar yine süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).
İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz. (Dairemizin 01.12.2008 gün ve 2008/6294 Esas, 2008/32601 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir neden olmaksızın davalı işverence feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise feshin haklı nedenle dayandığını savunmuştur. Mahkemece, davacı işçinin feshin başka bir nedene dayandığını iddia ettiği ve ispat külfetinin yer değiştirerek davacı işçiye geçtiği, davacı işçinin de iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamından davacı işçinin feshin başka bir nedene dayandığı yönünde herhangi bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki bir an için davacının feshin farklı bir nedene dayandığını iddia ettiği kabul edilecek olsa dahi bu husus davalı işverenin ispat yükünü ortadan kaldırmamaktadır.
Davalı haklı nedenle fesih savunmasında bulunmasına karşın savunma ile çelişecek şekilde işten ayrılış nedenin kuruma kod 4 “Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” olarak bildirildiği ve yine davalı yanca sunulan 18.08.2013 tarihli ibranamede de iş sözleşmesinin bildirimli fesih ile sona erdiğinin belirtildiği görülmektedir.
Feshin haklı veya geçerli nedenele sona erdiğinin ispat yükü işverene ait olup, davalı işverence haklı fesih savunmasında bulunulmasına karşın savunma ile çelişecek şekilde belgeler sunulması ve feshin geçerli nedene dayandığının ispatlanamadığı da dikkate alındığında davanın kabulü yerine yerinde olmayan gerekçelerle reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 228.35 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre belirlenen 1.800 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 04/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.