Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25825 E. 2020/10093 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25825
KARAR NO : 2020/10093
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin … sözleşmesinin haksız feshedildiğini beyan ederek ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının izne gittiğini bir daha işe geri dönemediğini bu nedenle çıkış işlemlerinin yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davacının izne ayrıldıktan sonra işine dönmediği, başka bir işyerinde çalışmaya başladığı, işyerinden kendi isteği ile ayrıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasındaki … ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Genel olarak … sözleşmesini fesih hakkı, hak sahibine karşı tarafa yöneltilmesi gereken … taraflı bir irade beyanı ile … sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı 4857 sayılı … Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı Kanun’un 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında 4857 sayılı Kanun’da işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın … sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte … ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde kararlaştırılan sürenin sonunda … sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.
… sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde işçinin … güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanılamaz.
Somut olayda, sigorta kayıtlarının incelenmesinde, davacının davalı işyerinde 04.04.1990-30.04.1991, 13.08.1997-31.07.2002, 01.05.2003-30.01.2008 tarihleri arasında çalıştığı, son çalışma dönemi hariç diğer çalışma dönemlerinde davacıdan boşluk doldurma şeklinde matbu ve yazım tarihi belli olmayan istifa dilekçeleri alındığı görülmüştür. Davacının, davalı işyerinde son çalışma döneminde ise, 04.12.2007-14.02.2008 tarihleri arasında iki ay izin kullanmak istediğine dair dilekçe sunduğu ve bölge müdürlüğünce uygun görülerek izne ayrıldığı, izinli olduğu 30.01.2008 tarihinde ise işten çıkışının bildirildiği görülmüştür. O halde davacıdan alınan istifa dilekçelerinin matbu ve boşluk doldurma şeklinde olduğu, tarih bulunmadığı anlaşılmakla itibar edilmemeli, son dönem çalışmasının da işveren tarafından izin kullandığı dönemde haklı bir fesih sebebine dayanmaksızın ve ihbar öneli de tanınmaksızın feshedildiğinin kabulü ile davacının davalı yanında çalıştığı tüm hizmet süresi esas alınarak kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.