Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/26593 E. 2017/15860 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26593
KARAR NO : 2017/15860
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, boşta geçen süre ücreti ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. Maddesi uyarınca bir yıldan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 11/11/2011 tarihinden işten çıkarıldığı 18/08/2015 tarihine kadar, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle üretim departmanında çalıştığı, 18/08/2015 tarihinde Gebze 6. Noterliğinden gönderilen 19/08/2015 tarih ve 44875 yevmiye numaralı ihtarnameyle, İş K.m:25-II-h bendine aykırı davrandığı iddia edilerek, hiç bir hak ve alacağı ödenmeksizin feshedildiği, bu iddiaların asılsız olduğu, müvekkilinin iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine boşta geçen süre ücreti ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca bir yıldan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sendikal nedenlerle iş akdinin fesih edildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, davacının müvekkil şirketçe bir çok defa uyarıldığı, yazılı olarak ikaz edildiği, görev yerini mazeretsiz olarak terk ettiği, davacının iddialarının soyut olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının … süresinin uzunluğu, niteliği itibariyle davacıya yöneltilen ithamın bu şekilde davacının tazminatlarıda ödenmeksizin iş akdini sonlandırmayı gerektirir haklı neden teşkil etmeyişi ve tüm dosya içeriği de dikkate alındığında, feshin geçerliliği hususunda ispat yükü kendisinde olan davalının geçerli/haklı fesih iddiası ile feshin son çare olarak uygulandığı savunmasını ispat edemediği, işçilerin işten çıkartılmalarında sendikalı-sendikasız işçi ayrımın yapıldığına dair somut delil bulunmadığı, sırf sendika üyesi olmanın sendikal tazminat istemek için yeterli olmadığı, üyelik dışında üyenin sendikal faaliyette bulunduğu, bu nedenle işten çıkartıldığını iddia ettiği halde bu hususun net biçimde ispat edilemediği gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının 4857 sayılı İş Kanunu2nun 21. maddesi uyarınca belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).
İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gös­terilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25/6 maddesi uyarınca da “İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür”.
Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür.
İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz. (Dairemizin 01.12.2008 gün ve 2008/6294 Esas, 2008/32601 Karar sayılı ilamı).
Sendika özgürlüğü olarak belirtilen sendikaya üye olma ve sendikal faaliyette bulunma hakkı, normatif dayanağını yukarda anılan hükümlerden almaktadır. Sendika özgürlüğü kavramı geniş bir kavram olup, işçinin sendika kurma özgürlüğünü kapsadığı gibi, sendikaya üye olma, üye olmama, üyelikten çe­kilme ve yasal sınırlar içinde sendikal faaliyetlere katılma özgürlüğünü de içe­rir. İşverenin fesih hakkını işçinin sendikal hak ve özgürlüklerinden yararlan­masını engellemek amacı ile kullanması fesih hakkının kötüye kullanılmasının en önemli örneğidir(Süzek, S. Fesih hakkının kötüye kullanılması. S:132-139).
Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshettiğini ispat yükü kendisinde olan davalı işveren kanıtlayamadığından, mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi isabetlidir. Bu nedenle davalı tarafın temyizi yerinde değildir.
Ancak fesih sendikal nedene dayanmadığı yönünde yapılan değerlendirme ve sendikal faaliyete bulunmadığı gerekçesi dosya içeriğine uygun olmadığından davacının bu yöndeki temyizi yerinde bulunmuştur.
Zira davacı 25.02.2017 tarihinde sendikaya üye olmuştur. Davacının üyeliğinden sonra hakkında tutanaklar tutulduğu, savunmasının alındığı, tanıkların baskıyı doğruladıkları, bu nedenle feshin sendika üyeliğinden kaynaklandığı ve sendikal nedene dayandığı anlaşılmaktadır. Davacının sendikal tazminatının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25/6 maddesi uyarınca belirlenmesi gerekir. Karar bu nedenle bozulmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. Maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan 274.50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 16.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.