Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/26654 E. 2020/9984 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26654
KARAR NO : 2020/9984
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının ödenmesini, ağır işlerde çalışmak istemediğini, izinlerini kullanmak istediğini ifade etmesi üzerine haklarının ödeneceği söylenerek bir takım evraklar imzalatıldığını ve davalı tarafından … akdine son verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteğiyle istifa ederek işyerinden ayrıldığını, alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında … sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı işçi, … sözleşmesinin istifa dilekçesi alınmak suretiyle ancak istifa iradesi fesada uğratılarak işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece davacının istifa iradesinin bulunmadığı işveren tarafından istifa dilekçesinin baskı sonucu imzlatıldığı gerekçesiyle kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Doysa içerisinde bulunan istifa dilekçesi davacının el yazısıyla düzenlenmiş olup, davacı kendi hür iradesiyle istifa ettiğini belirtmiştir. Istifa iradesinin fesada uğradığı yönünden dosyada yeterli delil bulunmamaktadır. Davacı tanıkları da açıkça bir istifa dilekçesinden söz etmemişler ancak hakların ödeneceği belirtilerek belge imzalatıldığını beyan etmişlerdir. Öte yandan irade fesadı iddiası TBK md. 39 uyarınca 1 yıl içinde ileri sürülebileceğinden istifa tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra açılan davada istifade iradesinin fesada uğratıldığının kabulü mümkün olmaz.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, dava dilekçesinde istifa iradesinin bulunmadığı buna rağmen dilekçe imzalatıldığı ve bunun işveren feshi olduğu açıklanmış olmakla birlikte sadece kıdem tazminatı talep edilmiş, ihbar tazminatı talebinde bulunulmamıştır. Yine istifa iradesinin ödenmeyen bir kısım işçilik alacakları sebebiyle haklı fesih niteliğinde olduğu iddiası ileri sürülmediği gibi dosya kapsamına göre davacının fazla çalışma ve … bayram genel tatil alacaklarının bulunmadığı anlaşılmakla işçinin haklı feshi olarak değerlendirilerek sonuca gidilmesi de mümkün değildir. Tüm bu sebeplerle mahkemece kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.