Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/26818 E. 2020/14855 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26818
KARAR NO : 2020/14855
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 15/12/2006-30/06/2013 tarihleri arasında kesintili olarak davalı şirket nezdinde canlı yayın teknisyeni olarak çalıştığını, en son aylık net 1.668,00-TL ücret aldığını, davacının görev yeri İstanbul içi olmasına rağmen Türkiye’nin her tarafına gönderildiğini ve hatta yurt dışında dahi birçok kez görev yaptığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, hak ettiği işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, fazla çalışma yapmadığını, iş sözleşmesi gereği günlük 1 saate kadar fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunu, dini ve milli bayramlarda çalışma olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Davacı vekili, müvekkilinin çalışma saatlerinin 08.30-19.30 saatleri arasında olduğunu ancak eleman azlığı nedeniyle gece meydana gelen haber değeri taşıyan canlı yayınlarda görevlendirildiğini, Cumartesi ve Pazar dahil çalıştığını ve bu şekildeki çalışmasının haftanın dört günü olduğunu, il dışındayken her an çalışmaya hazır beklediğini ve belirli bir çalışma saatinin olmadığını iddia etmiştir.
Davalı vekili, davacının fazla çalışması olmadığını, iş sözleşmesi gereği günlük 1 saate kadar fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunu ve bu çalışmayı aşan bazı aylarda ücretinin ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının canlı yayın teknisyeni olarak görev yaptığı, davacı tanık beyanlarının hesaplamaya elverişli açık ve net olmadığı, özellikle yurt dışı ve İstanbul dışı görevlerde mesaisini kendisinin belirlediği dikkate alındığında fazla çalışma iddiasının ispat edilemediği belirtilmiş ancak Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacı iddiasını ve dosyadaki diğer verileri dikkate alarak haftalık 6,80 saat üzerinden hesaplama yapılmıştır. Mahkemece bu hesaplamaya itibarla fazla çalışma ücreti talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamında davacının fazla çalışmasına ilişkin yazılı belge bulunmamaktadır. Davacı tanıkları, normal mesainin 09.00-18.00 saatleri arasında olduğunu ancak davacının canlı yayın teknisyeni olması nedeniyle sürekli olarak bu saatleri aşan sürelerde gece geç saatlere ya da sabaha kadar haber sunumlarında çalışmak zorunda kaldığını, il dışında ya da yurt dışındayken belirli bir mesai programı olmadığını, işin durumuna göre çalıştıklarını, çalışmadıkları zamanlarda ise her an çalışmaya hazır beklediklerini beyan etmiştir.
Davalı tanıkları ise haftada 5 gün 09.00-18.00, 17.00-24.00 ve 24.00-09.00 saatleri arasında üç vardiya sistemi ile çalışıldığını, yurt dışı ve İstanbul dışında belirli bir mesai saati olmadığını, işin durumuna göre kendi mesailerini planladıklarını ifade etmiştir.
Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, davacı tanık beyanlarının hesaplamaya elverişli açık ve net olmadığı dikkate alındığında fazla çalışma iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.