Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/26836 E. 2020/11435 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26836
KARAR NO : 2020/11435
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Davacının 01/02/2010 – 20/08/2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, davacının şantiye şefi yardımcısı olarak işe başlamasına rağmen hesap ve kalite kontrol görevlerini de yerine getirdiğini, davacının en son 2.000,00 TL ücret aldığını, kayıtlarda asgari ücret olarak gözüktüğünü, 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını, 2011 yılının son ayına kadar her ayın son 10 günü 22:00 ye kadar çalıştığını, dini bayramlar hariç genel tatillerde çalıştığını, davacının evli ve 4 çocuk babası olduğunu, işveren tarafından 2011 yılı Ağustos ayında davacıya ev tahsis edildiğini, kira ve fatura bedeli ödenmeksizin davacının burada kaldığını, ücretine 2011 yılı Mayıs ayında zam yapılarak 2.000,00 TL yapıldığını ancak zammın 2011 Kasım ayına kadar maaşına yansıtılmadığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, alacaklarının ödenmesi için işyerine İzmir 14. Noterliği 18/04/2013 tarih B/1915 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, işverenin ihtarname ile cevap verdiğini, cevabi ihtarnamede davacının kalfa olarak çalıştığının ve istifa ettiğinin bildirildiğini, ancak davacının yüksek okul mezunu olduğundan tecrübeli ve kalifiye eleman olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti , yıllık izin, asgari geçim indirimi, maaş alacağı olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; Davacının müvekkil şirket bünyesinde şantiye şefi yardımcısı olarak değil inşaat kalfası olarak çalıştığını, davacının iddiasının aksine iş akdine müvekkil şirket tarafından son verilmemiş olup davacının işyerine gelerek kendi isteğiyle işi bıraktığını söylemesi üzerine iş akdinin son bulduğunu, davalı şirket bünyesinde asgari ücret ile yasada belirtilen saatler nezdinde çalıştığını, davacının müvekkil şirket bünyesinde hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, kendi isteğiyle işyerinden ayrılması nedeniyle müvekkil şirkette kıdem ve ihbar tazminatı almaya hakkı olmadığını, davacıya kıdem tazminatını hesaplayarak bu miktarı banka kanalıyla kendisine ödendiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin alacağı, asgari geçim indirimi alacaklarının kabülüne, ücret alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasında davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacağına hak kazanıp kazanamayacağı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır
İş hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığını iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır.
Fazla ve tatillerde çalışma her türlü delille kanıtlanabilir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Dosya içeriğine göre hükme esas bilirkişi raporunda, fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla mesai alacağı , hafta tatili , ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları 06.03.2010-17.08.2012 tarihleri arası hesaplanmıştır.
Ancak fazla mesai hesaplamasında beyanı dikkate alınan … isimli tanığın davalı işyerinde çalışmadığı, ancak 3-4 yıl önce 3 aylık taşeron işi yaptığı anlaşılmaktadır. Diğer davacı tanıklarından … 2010-2011 yıllarında 9 ay çalıştığını, davacı tanığı … ise 2010/8 tarihinden itibaren bir yıl süre ile farklı bir işyerinde güvenlikçi olarak çalıştığını, ancak davacının şirket tarafından şantiye şefi olarak görevlendirildiğini bildiğini, davacı tanığı … ise 2010/3 ayından itibaren 2,5-3 ay süre ile çalıştığını beyan etmiştir.
Hükme esas alınan raporda, tanık … dışında diğer tanıkların çalışma saatlerine ilişkin net beyanlarının olmadığı, fazla çalışma hesaplamasında davacı tanığı … isimli tanığın ise 3-4 yıl önce 3 aylık çalışması olduğunu beyan ettiği, çalışma tarihleri noktasında dahi net beyanda bulunmadığı ancak davacı iddalarını desteklediği için dikkate alındığı anlaşılmıştır.
Yine bilirkişi raporunda, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacak hesaplamasında davalı tanığı …’nın davacının resmi bayramlarda evi orada olduğu için işyerinde olduğunu beyan ettiği, davacı tanıklarının ise beyanda bulunmadıkları , belirterek davalı tanığının ifadesine dayalı olarak dini bayramlarda çalışmadığı resmi bayramlarda çalıştığı yorumu ile hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Hafta tatili hesaplamasında ise davalı tanığı … ‘nın davacının haftanın 7 günü şantiyeye gittiğini ancak işin başında durup çalışmadığı beyanı üzerine hafta tatili hesaplaması yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle; Tanıkların işyeri çalışma düzenini kendi çalışma süreleri ile sınırlı olarak bilebilecekleri, bu durumda davacının fazla çalışması, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti olduğunu sadece bu tanıkların çalışma süresi kadar ispatlayabildiği mahkemece değerlendirilmeden alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.

Bunun yanında tanık beyanlarında çalışma sistemi ile ilgili net beyanlar olmadığı gibi hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesaplamasında dikkate alınan davalı tanığı …’nın ise beyanlarında davacının işyerinde olduğu ancak çalışmadığını belirttiği dikkate alındığında salt bu tanığın beyanlarına dayanılarak ilgili alacakların hesaplanmasının hatalı olduğu zira davacı beyanına göre, davacının şantiyede kaldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak; gerekirse tanıklar tekrar dinlenilerek davacının çalışma sisteminin netleştirilmesi ve yine tanıkların çalışma süreleri ile sınırlı olarak iddiaların ispatlandığı hususuda dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir. Kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.