YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27493
KARAR NO : 2020/11528
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş akdinin davalı tarafından haklı bir gerekçe sunulmaksızın, bildirimsiz, tazminat ve alacakları ödenmeden fesih edildiğini,2013 yılı Ocak ayma ait 15 günlük ücretinin ile 2013 yılı şubat ayma ait tam ücretinin,2013 yılı Mart ayma ait 29 günlük ücretinin ödenmediğini, Ocak, Şubat, Mart aylarına ait yemek yardım ücretinin ödenmediğini, 14 günlük yıllık izin hakkının kullandırılmadığını ve ücretinin de ödenmediğini, 2013 Ocak ve Şubat aylarına ait asgari geçim indirim alacağının ödenmediğini, davalı işyerinde hafta sonları da dahil olmak üzere tüm hafta boyunca çalıştığını, haftada en az 3 gün 10-12 saate varan çalışmasının olduğunu, iş bu fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, tüm ulusal ve dini bayramlarda çalıştığını, yalnızca dini bayramlarda 1 gün izin kullanmış olmasına rağmen genel tatil ücret alacağının da ödenmediğini, iş akdinin 29.03.2013 tarihinde bildirimsiz ve haklı neden olmaksızın davalı tarafından fesih edildiğini, davacının alacakları için 18.03.2014 tarihinde Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün 2014/3636 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, bu neden ile takibin durduğunu, dava konusu tazminat ve alacakların likit olmasından dolayı davalı şirket aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla davasının kabulunu talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili , davacının yargılama gerektiren bir hususta kendisi tarafından hatalı ve fahiş miktarlarda düzenlenen işçilik alacakları hesap dökümü adı altında bir belgeye dayanarak icra takibi başlatmasının haksız olduğunu, davacının talep etmiş olduğu icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, davacı tarafın iş bu dosyada ki müvekkil şirketten tamamen bağımsız farklı tüzel kişiliğe sahip fakat aynı grup şirketlerinden olan şirket hakkında ticaret mahkemesinde görülmekte olan davaya alacak iddiası ile müdahale talebine bulunduklarını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının Mamak/Ankara adresinde bulunan şirkette 02.03.2011-29.03.2013 tarihleri arasında market görevlisi olarak çalıştığını, taraflar arasında akdedilen 02.03.2011 tarihli belirsiz iş sözleşmesine göre davacının aylık maktu ücretinin brüt 977,79 TL olduğunu, davacının 2013 0cak,2013 Şubat ve fesih tarihi olan 29.03.2013 tarihine kadar olan işçilik hak ve alacaklarının işçiye ödenmiş olduğunu, davacının hak ve alacaklarının İş kanunun 17. ve 18. Maddelerine uygun olarak imzası karşılığında aldığını, davacının 29.03.2013 tarihinde hak ve alacaklarını eksiksiz aldığına ilişkin ibraname imzaladığını, davacının tüm işçilik hak ve alacaklarının ödenmiş olduğunu, davacının işyerinde fazla mesai yapmadığını, davalı markası altında çalışan grup şirketlerin iflasın eşiğine geldiğini, iflas erteleme taleplerinin Bakırköy 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görüldüğünü, davacının iş akdinin işlerin kötü gitmesi, ekonomik sorunlar nedeniyle son çare olarak haklı ve geçerli nedene dayandırılarak fesih edildiğini, fesih bildiriminde iş bu hususların açıkça bildirildiğini, ekonomik sorunlar nedeni ile davacı gibi bir çok çalışanın işten çıkarmak zorunda kalındığını, yeni işçilerin de istihdam edilmediğinin SGK kayıtları ile sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı tarafça yıllık izin alacağı yönünden 374.27 TL üzerinden takip yapılmasına rağmen Mahkemece talep aşılarak takibin 654.39 TL yıllık izin alacağı üzerinden devamına karar verilmesi davalının temyizi olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3- Davacı iş akdinin işveren tarafından haklı bir gerekçe sunulmaksızın ihbar öneli tanınmadan ve ihbar tazminatı ödenmeden feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacıya tüm haklarının eksiksiz ödendiğini ve karşılığında davacının davalı şirketi ibra ettiğini savunmuştur.
Mahkemece gerekçede İş Kanunu 20. maddesi yazılarak davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağı sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir sebep olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 ve 25. maddelerinde yazılı olan sebeplere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih sebebi bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
Somut olayda, davalı işverence sunulan fesih tebliği başlıklı belgede davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddelerine uygun olarak 29.03.2013 tarihinde feshedildiğibelirtilmiş ve davacı tarafça imzalanmıştır. 29.03.2013 tarihli ibranamede ise davacının tüm haklarını aldığı, hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı belirtilmiş ancak ibranamenin miktar içermediği ,matbu şekilde ve fesih tarihinde düzenlendiği hususları dikkate alındığında geçerli bir ibranamenin şartlarını taşımadığı ortadadır. Davalının davacı işçiye usulüne uygun ihbar öneli kullandırdığına dair dosyada delil bulunmamaktadır. Fesih bildiriminin davacıya 29.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu ve aynı tarihte iş akdinin sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde davacıya usulüne uygun şekilde ihbar öneli kullandırıldığının veya ihbar tazminatının ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığının kabulü gerekir. Bu sebeple mahkemece, ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacı tanıkları ve davalı tanıklarından … beyanlarında işyerinde 3 vardiyalı çalışma düzeni olmakla birlikte ortalama olarak ayda 4 -5 kez 2 vardiyaya dönüştüğünü ve 16 saat çalışıldığını, 2 vardiya şeklinde yapılan çalışmalarda fazla mesai yapıldığını açıkça belirtmişlerdir. Nitekim Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da ayda ortalama 4 gün bu şekilde çalışıldığı tespit edilmiştir.Mahkemece tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile dosya kapsamı bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre fazla mesai alacağının hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.