Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/27538 E. 2020/12033 K. 15.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27538
KARAR NO : 2020/12033
KARAR TARİHİ : 15.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin Ocak 2000- Mayıs 2012 tarihleri arası beyaz eşya teknik servis görevlisi olarak çalıştığını, aylık 1.100,00 TL net ücret aldığını, asgari kısmın bankaya yatırıldığını kalan bölümün elden ödendiğini, bunun yanında prim aldığını, ortalama 1.500,00 TL olduğunu, işin yoğunluğuna göre prim miktarının yaz aylarında 1.900,00 TL’yi bulduğunu, iki yıla yakın sigortası yapılmadığını, hizmet tespit davası açma hakkı saklı kalmak kaydı ile haftanın 6 günü 07.30-22.00 saatleri arası çalıştığını, yaz aylarında çalışmanın 23.00-24.00’e kadar devam ettiğini, pazar günleri de çalıştığını, davalı işyerinde ayda bir hafta sonu, (ayda bir pazar günü) çalıştığını, Ramazan ve Kurban Bayramlarından birer gün çalıştığını, sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden eksik yatırıldığını, fazla çalışma ücret alacaklarının ödenmediğini, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili ise davacının beyaz eşya teknisyeni olduğunu, işyerinde randevu sistemi bulunduğunu, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil günleri ve hafta tatil günlerinde çalışma olmadığını, davacının eşinden boşanarak Amerikaya yerleşeceğini beyan ettiğini, 18.06.2012 tarihinden itibaren işe gelmediğini, 22.06.2012 tarihli ihtarnameye ilişkin mazeret bildirmediğini, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-g bendi gereği haklı nedenle feshedildiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin hafta tatili ücret alacağı uyuşmazlık konusudur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddeye göre, hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talep edilenden fazla veya başka bir şeye hükmedemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda; dava dilekçesinde davacının davalı işyerinde ayda bir hafta sonu, (ayda bir pazar günü) çalıştığı iddia edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının dava dilekçesinde ayda bir pazar dinlenme ile çalıştığını belirterek tanık beyanı doğrultusunda yaz ayları ayda üç pazar günü çalıştığı kabulü ile yapılan hesaplama mahkemece hüküm altına alınmıştır. Oysa davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin ayda bir pazar günü çalıştığını açık ve net bir şekilde ifade ettiği halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesine göre davacının talebi aşılarak yaz ayları ayda üç pazar günü hafta tatilinde çalışma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
3-Davacı işçinin fazla çalışma ücret alacağı konusu taraflar arasında uyuşmazlık sebebidir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma, hafta tatili çalışması veya ulusal bayram genel tatil çalışması tahakkukları varsa ve bordro ücretinin gerçeği yansıtmadığı yargılama ile belirlendiğinde, dönem dışlaması yerine mahsup işlemi uygulanır. Hesaplama imzalı bordrodan anlaşılan çalışma saatleri veya gün sayısına göre ve gerçek ücretten yapılır, bordroda yer alan ödeme tutarları mahsup edilir.
Somut olayda; davacının fazla çalışma iddiasını tanık anlatımları ile ispat ettiği kabul edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kış ayları 07.30-19.00 saatleri arası 1.5 saat ara dinlenme düşülerek haftalık 15 saat çalıştığı belirlenmiş, yaz ayları ise 15 saat fazla çalışmaya ek olarak haftada üç gün 21.30’a kadar çalışma sebebi (2.5 saat x3 gün=7.5 saat) ve pazar günleri 7.5 saati aşan 2.5 saat eklenmek sureti ile (15+7.5+2.5=) haftalık 25 saat fazla çalışma üzerinden yapılan hesaplama mahkemece kabul edilmiştir. Fazla çalışma ücreti hesabında hafta tatili gününde çalışılan 7.5 saatin üzeri eklenmek sureti ile hesaplamaya gidilmiş ise de; yukarıda yapılan açıklamalara göre davacı talebi ile bağlı kalınarak hafta tatili çalışma günleri belirlenmeli buna göre fazla çalışma süresine eklenecek hafta tatili çalışmasındaki 7.5 saati aşan süre tespit olunmalıdır. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.