YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/28629
KARAR NO : 2020/12687
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde beton pompa makinelerinde pompa operatör yağcısı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini, davacının günde 12-13 saat çalıştığını, çoğu hafta tatilinde izin kullanmadığını, bu çalışmalara ilişkin ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta sonu çalışma ücreti, ulusal ve dini bayram alacağı ile ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının şirket bünyesinde 22.09.2014 tarihinde çalışmaya başlayıp, 12.09.2015 tarihinde ayrıldığını, çalışma süresinin bir yılı geçmediği dikkate alındığında ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamadığını, işyerinde haftada 5 gün çalışıldığını, milli ve dini bayramlarda çalışılmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davalı vekili ile (katılma yolu ile) davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacı işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek (sendika üyesi olması halinde) sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı, ayrıca ayrıca Türkiye İstatistik Kurumunun resmi internet sitesindeki “kazanç bilgisi sorgulama” kısmından da faydalanılabileceği göz önüne alınarak emsal ücret araştırması yapılmalı, bu araştırma sonucunda elde edilen verilerle, tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta davacı, pompa operatör yağcısı olarak 1600 TL net ücretle çalıştığını, ücretin bir kısmının bankadan bir kısmının ise elden ödendiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise imzalı bordrolardaki ücret miktarının asgari ücret olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının ücretinin asgari ücret olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, aylık ücretin tespitine yönelik herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı Kazım Eraslan davacının ücretinin net 1,580 TL olduğunu ifade etmiştir. Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmadan sonuca gidilmesi yerinde değildir. Öncelikle yukarıda açıklanan ilke ve esaslara uygun şekilde emsal ücret araştırması yapılmalı, daha sonra iddia ve savunma, tanık anlatımları, emsal ücret araştırması ve diğer tüm deliller birlikte incelenerek davacının aylık ücreti belirlenmeli ve buna göre yeniden hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3-Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı bir başka uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece, davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma iddiasını tanık anlatımı ile ispat ettiği sonucuna varılmıştır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin beyanlarının birbiri ile çelişmesi üzerine, tüm tanıkların yeniden beyanı alınmış olup, sonuç olarak tanıklar beyanlarını “davacının dini bayramlarda çalışmadığı ve resmi bayramların tümünde çalıştığı” şeklinde düzeltmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanıkların bu anlatımı dikkate alınmadan davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması yerinde değildir.
Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 20.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.