Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/29317 E. 2020/16304 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29317
KARAR NO : 2020/16304
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle, davacının davalı işyerinde 23/06/2010 tarihinde radyoloji teknikeri olarak işe başladığını, davacının fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, izin hakkı ve diğer işçilik haklarının kullandırılmaması nedenleriyle 27/06/2014 tarihinde noter ihtarnamesi ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, şua izni ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Rektörlüğü vekili özetle; diğer davalı ile 30/11/2010 tarihinde radyoloji hizmet alım sözleşmesi yaptıklarını çalışanların ücret ve özlük haklarının yüklenici şirkete ait olduğunu ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili özetle; davacının tüm işçilik alacaklarının ödendiğini, izinlerin tamamının kendisine kullandırıldığını, davacının şua izni ve fazla mesai alacağının bulunmadığını, davacının iş akdinin istifa nedeni ile sona erdiğini bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi sebeple o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10/04/1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir.
Somut uyuşmazlıkta; davada birden fazla davalı bulunduğu ve dava konusu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldukları halde, kısa kararda hüküm altına alınan alacakların tahsilinde “davalıdan alınarak” denilmiş ve kıdem tazminatı net 7.259,19 TL olarak kabul edilmiş, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise, alacakların tahsilinde “davalılardan alınarak” denilmiş, kıdem tazminatı da net 7.250,19 TL olarak kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan ilke ve esaslara uyulmadan, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması, hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı dava dilekçesinde; davalı Üniversite hastanesinde alt işveren işçisi olarak 23/06/2010 tarihinde işe başladığını iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davacının davalı … Sağlık Hizmetleri A.Ş. nezdinde işe başladığı tarih olan 01/04/2011 tarihinden itibaren alacakları hesaplanmıştır. Dosyada mübrez, davacının davalı … Sağlık Hizm. A.Ş.’den önce çalıştığı şirket olan dava dışı … Tem. Bil. Hizm. Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait işyeri tescil belgelerinde, işyeri adresi olarak davalı Üniversitenin adresi yer almaktadır. Davacının hizmet döküm cetvelinde davalı şirketten önce çalışması gözüken dava dışı bu şirket ile davalı asıl işveren … Rektörlüğü arasında, 01/04/2011 tarihi öncesinde asıl-alt işverenlik ilişkisi olup olmadığı yönünde gerekli araştırmaya gidilmeden, bu yönde eğer varsa taraflar arasında ki radyoloji hizmet alımına dair sözleşmeler ile davacının davadışı bu şirkette işe girişine ve ayrılışına dair işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri temin edilip incelenmeden, eksik araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ile davalılardan … Sağlık Hizmetleri A.Ş.’ye iadesine, 23/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.