Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/29522 E. 2017/19026 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29522
KARAR NO : 2017/19026
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/06/2005 tarihinden iş akdinin işin sona ermesi gerekçesiyle feshedildiği 02/10/2015 tarihine kadar davalı bankada en son ön arşiv yönetim memuru olarak çalıştığını, işverenin müvekkili davalı bankanın … ilçesinde yer alan Arşiv Hizmetleri biriminde çalışırken 02/10/2015 tarihinde davacıya söz konusu birimin daha uzak bir yer olan…’ye taşınmasına karar verildiğini ve artık orada çalışacağı şifahen belirtildiğini, yazılı bir bildirim yapılmadığını, davacının haklı olarak işyeri değişikliğini kabul etmediğini ve söz konusu fesih bildirimini imzalamak zorunda bırakıldığını iddia ederek; feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, boşta geçen sürelere ait 4 aylık ücret ve diğer sosyal hakların, işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret ve hakların, yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının bankada 01/06/2005-02/10/2015 tarihleri arasında en son … Servis Merkezi grubunda ön arşiv yönetimi memuru unvanıyla çalıştığını, iş akdinin geçerli nedenlerle (4857 Sayılı İş Kanunu’nun md.17,18) feshedildiğini, davalı bankanın davacıya 02/10/2015 tarihinde görev işyeri değişikliği yazısını tebliğ edildiğini, aynı tarihte yazıyı tebliğ alan davacı görev değişikliğini kabul etmediğini bildirdiğini, davacının niteliklerine uygun başkaca bir iş bulunmadığından iş sözleşmesinin feshi yoluna gitmek zorunda kalındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının pozisyonunun ve çalıştığı alanın kadrolarında azaltılmasına dönük herhangi bir işletmesel kararın dosyada bulunmadığı, hangi bölümlerde ne kadar işçiye ihtiyaç duyulacağı veya ne kadar işçinin iş akdine son verilmesi gerektiğine dair yapılmış bir norm kadro çalışmasının işverenlikçe sunulmadığı, feshin kaçınılmazlığının işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre, davacının, 10 yıl süreyle davalı şirket bünyesinde ön arşiv yönetim uzmanı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı şirketin yönetim kurulu tarafından alınan 26.02.2015 tarih ve 13222 sayılı karar doğrultusunda,…adresindeki Arşiv Hizmetleri binasının …. Köyü …/ … adresine taşınmasına karar verilmesi üzerine, davacının yeni görev yerinde çalışmak istememesi nedeniyle davalı işveren tarafından feshedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle işletmesel karar doğrultusunda feshedildiği hususu yeterince aydınlatılmadan karar verilmesi hatalıdır.
Bu nedenle bankacılık faaliyet alanında uzman bilirkişi heyeti oluşturularak, yerinde inceleme yetkisi verilmesiyle, davalı işveren şirket kayıtları üzerinde inceleme de yapılarak, istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır. Mahkemece fesih sebebine ilişkin araştırma yapılmaksızın karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.