Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/29715 E. 2020/14761 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29715
KARAR NO : 2020/14761
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde üretim sorumlusu olarak çalıştığını ve davacının iş sözleşmesine haklı nedenle son verdiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 10.01.2002-08.07.2013 tarihleri arasında üretim tespit ve sayım sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir gerekçesi olmadan istifa edilerek sona erdiğini, kıdem tazminatı talep edemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre; davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının yıllık izin alacağının bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı işyerinde on bir yılı aşkın süre çalıştığını ancak hiç izin kullamadığını iddia etmiş olup on bir yıl boyunca hiç izin kullanılamadan çalışılması hayatın olağan akışına uygun değildir. Davalı ise yıllık izin defterlerinin davacı tarafından işyerinden alındığını iddia etmiş bu hususta ihtarname göndermiş ayrıca davacı hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Bu durumda hakimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asilin çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı, davalının iddiaları konusunda beyanı alınmalı bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir.
3-Taraflar arasında bir diğer uyuşmazlık ise davacı lehine hükmedilen fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin net miktarlarının tespitinin hatalı olup olamadığı hususudur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan brüt fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücretlerinden brütten nete çevirme sırasında sadece gelir vergisi ile damga vergisi kesintisi yapıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu işçi payı ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca işsizlik sigortası primi kesintilerinin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Brütün nete çevrilmesi sırasında Sosyal Güvenlik Kurumu ve işsizlik sigortası primi kesintileri yapılmayarak, işveren aleyhine fazla miktarda alacağın hüküm altına alınması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.