Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/29767 E. 2018/21793 K. 28.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29767
KARAR NO : 2018/21793
KARAR TARİHİ : 28.11.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 10/05/2006 tarihinden 19/07/2013 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi, aylık ücretlerinin yasal ödeme süresinden çok sonra ödenmesi ve sürekli olarak yapılan fazla çalışmaların bordrolara yansıtılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının iş akdinin işyerine mazeretsiz devamsızlık yapması nedeniyle feshedildiğini, 08:30-17:30 çalışıldığını, işyerinde vardiyalı çalışma yapıldığını, müvekkil şirkette dini ve resmi bayramlarda çalışma yapılmadığını, davacının tüm yıllık izin haklarını kullandığını, davacının bütün taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosyaya ibraz edilen tüm deliller değerlendirildiğinde davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediği bunun da haklı fesih sebebi olduğu sabit bulunarak davacının feshinin tazminat gerektirdiği, davalının ödediğini ispat edemediği kıdem tazminatı, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücretinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına itibarla davacının 2012/Mayıs ayına kadar haftada 5 saat, bu tarihten sonra ise haftada 1 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Dosya içeriğine göre, davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde davacının çalışma saatlerini gösterir parmak izi takibine dayalı puantaj kayıtlarını sunduğu görülmüştür.
Mahkemece, fazla çalışma ücreti hesabında puantaj kayıtları dikkate alınmaksızın takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarıyla hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması ve ayrıca karar gerekçesinde işyeri giriş çıkış kayıtlarından bahsedilerek gerekçe-hüküm çelişkisi yaratılması hatalıdır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, salt işyerine giriş çıkış kayıtlarının esas alındığı hallerde takdiri indirime gidilemez.
Mahkemece, puantaj kayıtlarına dayanılarak yapılacak hesaplama neticesinde tespit edilecek miktarın bozma öncesi verilen karardakinden fazla olması halinde, davalı lehine miktar itibari ile oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi kapsamında bozma öncesi gibi karar verilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.