Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/29829 E. 2017/14670 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29829
KARAR NO : 2017/14670
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı asıl davada, kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı ile ikramiye alacağı, yıllık izin ücreti farkı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine, birleşen davada ise ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalı işyerinde 01.07.1998-01.02.2003 tarihleri arasında … Parkı, 07.05.2011-31.01.2013 tarihleri arasında … … Evi … Köşkü’nde, ilk önce işletme müdürü, sonra şef ve en son sorumlu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 31.01.2013 tarihinde feshedildiğini, davacıya bir kısım alacaklarının ödendiğini ancak ödemenin eksik yapıldığını, davacının her gün 08:30-21:30 saatleri arasında çalıştığını, 2012 yılında eksik ödenen hariç fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, hafta sonları, resmi ve dini bayramlarda da aynı şekilde çalıştığını, bu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, birleşen … 15.İş Mahkemesi’nin 2013/760 E. sayılı dosyasında ise işyerinde yılda en az iki kez brüt maaş kadar ikramiye ödendiğini, ikramiyenin işçilerin muvafakati alınmadan kaldırıldığını, davacının ikramiye alacağı bulunduğunu ileri sürerek ikramiye, fazla mesai ücreti, izin ücreti farkı, hafta tatili ücreti, resmi ve dini bayram ücreti, kıdem tazminatı farkı ve ihbar tazminatı farkının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının fazla mesai ve tatil ücretlerinin ödendiğini, 2011-2012 yılını kapsayan ibranamenin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davacı tarafından açılan işe iade davasının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının işe iade için işverene başvurduğu, işverenin ödeme yapmak suretiyle davacıyı işe başlatmadığı, askıda bulunan iş akdinin işe başlatılmama iradesinin gösterildiği 04.08.2014 tarihinde feshe dönüştüğü, iş akdinin davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde feshedildiği gerekçesiyle 28.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlar nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 28.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacının hizmet süresi seçenekli olarak belirlenmiş ve 1. seçenekte davacının ikinci dönem çalışmasına ilişkin 07.05.2011-31.01.2013 tarihleri arasındaki hizmet süresi ve 2. seçenekte ise davacının fasılalı gerçekleşen tüm hizmet süresi nazara alınarak hesaplama yapılmış, geçersiz fesih tarihinde ve davacının işe başlatılmama tarihinde ödenen kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti miktarı mahsup edilerek sonuca gidilmiştir.
Mahkemece gerekçeli kararda bilirkişi raporundaki hangi seçeneğe değer atfedilerek hüküm kurulduğu açıklanmamakla birlikte, net 855,79 TL kıdem tazminatına, net 749,95 TL yıllık izin ücretine ve hakkaniyet indirimi yapılarak net 764,56 TL fazla mesai ücretinin kabulüne karar verilmekle, bilirkişi raporundaki 1. seçeneğin nazara alındığı anlaşılmaktadır. Bu kabul durumuna göre, işe başlatmama ve geçersiz fesih tarihlerinde ödenen ihbar tazminatı miktarı nazara alındığında ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda 2. seçenekte hesaplanan miktara göre net 982,24 TL ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3-Hükmün 5 nolu bendinde reddedilen miktar üzerinden ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.800 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde “davacıdan alınarak davacıya verilmesi” şeklinde hüküm kurulması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA,peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.