Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/30958 E. 2020/14416 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30958
KARAR NO : 2020/14416
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde işçi olarak çalışırken haklı bir neden olmaksızın işten çıkarıldığını, ancak, yasal olarak ödenmesi gereken işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, fazla mesai ücreti alacağı, hafta tatili ücreti alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi istek ve iradesi ile işyerinden ayrıldığını, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi fazla mesai yapmadığını ve tatil günlerinde çalışmadığını, ileri sürülen ücretle değil banka hesabına yatırılan maaş karşılığı çalıştığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı, taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma yapıp yapmadığı, çalışılmış ise işverence karşılığının ödenip ödenmediği konularındadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı işyerinde hafta tatili yapmadan çalıştığını, ancak ısrarlı talepleri sonucu son yıllarda ayda 2 gün hafta tatili kullandırıldığını, işyerinde dini bayram günleri dışında kalan bütün resmi ve genel tatil günlerinde çalışma yapıldığını ileri sürerek işverence ödenmeyen alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, alacağını ispat için tanık deliline dayanmıştır. Dosya kapsamında dinlenilen davacı tanıkları ise davacı iddiasını doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanıkların, davalı şirkete karşı aynı taleplerle dava açtıkları için husumetli oldukları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerince düzenlenen teftiş raporunda ise belirtilen günlerde çalışma yapılmadığı yönünde görüş belirtildiği gerekçesiyle herhangi bir hesaplama yapılmamıştır.
Dosyaya hesap bilirkişi olarak atanan ve görevi sadece talep konusu alacaklar yönünden delil durumuna göre hesaplama yapmaktan ibaret olan bilirkişinin, görev sınırını aşarak münhasıran mahkemenin takdirinde olan hukuki konuda görüş beyan etmesi doğru olmayıp, mahkemece denetime uygun bulunmayan söz konusu rapora itibar edilerek karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Diğer yandan, davacı tanıklarından …’ın davacısı olduğu İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi’nin 2013/1149 esas, 2014/577 karar sayılı dava dosyası hakkında Dairemizin 2015/4796 esas, 2016/17610 karar sayılı dosyası ile, diğer tanık …’in davacısı olduğu İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi’nin 2013/696 esas, 2015/97 karar sayılı dava dosyası hakkında ise Dairemizin 2015/11872 esas, 2015/21419 karar sayılı dosyalar ile temyiz incelemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Kesinleşen bu dava dosyalarında da, kabul gibi haftada 10 saat fazla çalışma yapıldığına karar verilmesi ve bu hususun bozma sebebi yapılmadan kesinleşmesi nedeniyle, fazla mesai alacağı talebi yönünden verilen karar isabetlidir. Ne var ki, söz konusu dosyalarda yapılan denetim sonucunda, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmasına ilişkin talepler hakkında herhangi bir bozma sebebine yer verilmediği gibi, mahkemece reddedilen hafta tatili alacağının kabulünün gerektiği hususunun bozma konusu edildiği görülmektedir. Şu halde, davalı işyerinde hafta tatilinde çalışıldığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışma yapıldığı olgusu kesinleşen mahkeme kararları ile de sübut bulmuştur.
Bu durumda, aynı işyerinde aynı çalışma koşulları altında çalışan işçiler hakkında farklı uygulamaların söz konusu olamayacağı, benzer koşullarda çalışan davacıların açtıkları davalarda farklı sonuçlar içeren kararlar verilmesinin eşitlik ilkesine de aykırı olacağı hususları gözetildiğinde, yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacının hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacağına yönelik taleplerinin, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamındaki delil durumuna göre yeniden değerlendirilmesi ve denetime uygun net tespitler içeren yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesidir.
Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.