YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30959
KARAR NO : 2020/14420
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini emekli olması sebebiyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, davacıya ödenmediğini iddia ettiği kıdem tazminatı fark alacağı, fazla mesai ücret alacağı ile resmi ve dini bayram çalışma ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacıya kıdem tazminatı ödendiği gibi sair tüm yasal haklarının da ödendiğini, davacının bu konuda müvekkili şirketi ibra ettiğine dair ibraname imzaladığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı işyerinde teknisyen olarak çalışan davacı işçi, aylık net 1.750,00 TL ücret aldığını iddia ederken, davalı tarafından davacının bordro ücreti olan net 1.316,43 TL karşılığı çalıştığı savunulmuştur. Dinlenen davacı tanıkları davacı iddiasını doğrular beyanda bulunmuşlardır. Ne var ki, beyanlarından fesih tarihi itibarıyla davalı işyerinde çalışmadıkları anlaşılan davacı tanıklarının, davacının almakta olduğu ücrete ilişkin görgüye dayalı bilgileri olamayacağından beyanlarına itibar edilemeyecektir.
Mahkemece, emsal ücretin belirlenmesi hususunda Türk Metal Sendikasına yazılan müzekkere cevabında “Davacı işçinin muadili olan sendika üyesinin alabileceği net ücretin 1.676,00 TL olduğu” belirtilmiş ve bildirilen bu ücret esas alınarak yapılan hesaplamayla uyuşmazlık konusu alacaklar hüküm altına alınmıştır. Ancak, mahkemece yapılan değerlendirme ve varılan sonuç tarafların iddia ve savunmalarıyla örtüşmediği gibi, dosya kapsamı ile de bağdaşmamaktadır. Nitekim ilgili sendika yazı cevabında açıkça “sendika üyesi olan işçinin alabileceği ücret” belirtilmiş olup, davacının sendikaya üye olduğuna dair herhangi bir bilgi veya belge dosya kapsamında yer almamaktadır. Kaldı ki, davacının da bu yönde herhangi bir iddiası olmamıştır.
Dosya içeriğine göre, davacının fesih tarihi itibarıyla asgari ücretin üzerinde ücret aldığı anlaşılmakta olup, emsal ücret araştırmasının yetersiz olduğu, davacının alabileceği ücretin hüküm kurmaya yetecek her türlü şüpheden uzak bir şekilde yöntemince tespit edilemediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, taraflar arasındaki, aylık ücret miktarına yönelik uyuşmazlığın çözümünde, davacının meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili meslek odalarından ve diğer kuruluşlardan yapılacak emsal ücret araştırması ile Türkiye İstatistik Kurumu’nun resmi internet sitesindeki “kazanç bilgisi sorgulama” kısmındaki bilgiler dikkate alınarak araştırma yapılmalı ve dosya kapsamındaki tüm deliller bir arada yeniden değerlendirilerek, aylık ücret miktarı noktasındaki uyuşmazlık çözümlenmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.