YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31026
KARAR NO : 2020/16931
KARAR TARİHİ : 26.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin, Atatürk Havalimanında servis şoförü olarak 1.250,00 TL net ücret ile çalıştığını, yılda iki defa ödenen ikramiyenin ilk ödemesinin Şubat ayında yapıldığını ancak Ağustos ayında ödenmesi gereken ikramiyenin ödenmediğini, bazı günler 13 saat üzeri çalıştığı halde puantajlarda gösterilmediğini, 7.5 saat fazla çalışması olduğu halde Ağustos ayı bordrosunda eksik yatırıldığını, talep edildiği halde ödenmediğini, kaza sebebi ile ücretinde haksız kesinti yapıldığını, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram genel tatil günleri çalıştığını, 15 gün yıllık izin ücret alacağının ödenmediğini, servis ile işe gidip geldiğini, yemek verildiğini, 15.09.2014 tarihli ihtarname ile hak kazandığı ücretlerin ödenmemesi sebebi ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili ise, vardiyalı çalışma düzeni olduğunu, giriş-çıkışların elektronik kart sistemi ile puantajlandığını, davacının 1.220,00 TL ücret ile çalıştığını, fazla çalışma yapıldığında bordroya yarsıtıldığını, kaza yapıldığında işyeri talimatları ve sözleşmeleri doğrultusunda çalışanın imzası da alınarak şoförlerin ücretlerinden taksit ile kesildiğini, davacının 533.25 TL hasarın 6 taksit halinde alınarak kesildiğini, Ağustos 2014 bordrosunda 5 saat fazla çalışma, 7.5 saat bayram çalışması olduğunu, işe giriş tarihinden itibaren 36 ayı dolduran personele yılda 2 ikramiye ödemesi yapıldığını davacının Şubat ve Ağustos ayında ikramiyelerinin ödendiğini, çıkışında 88.11 TL ikramiye bakiyesi ödendiğini, 56 gün izin kullanıp bakiye 14 gün izni 2014 eylül bordro ile 569.33 ile ödendiğini, çoklu vardiyanın 05.00-15.30 , 08.00-18.00 11,00-21.00, 13.00-24.00, 14.00-24.00, 22.30-08.30 arası şeklinde olduğunu, iki aylık denkleştirme uygulandığını, PDKS kart dökümlerinni sunulduğunu, genel tatil günleri çalışmasının bordroda gösterilerek ödendiğini, servisten yararlandığını ve işyerinde yemek yediğini bu sosyal haklardan faydalandığı için ücretini talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretinin ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf 13 saati aşan çalışmalar yaptığı halde puantajlara yansıtılmadığını, Ağustos ayında 7.5 saat fazla çalışması olduğu halde bordroda eksik gösterildiğini iddia etmiştir. Davalı taraf ise havalimanında vardiyalı çalışma düzeni olduğunu, giriş-çıkışların elektronik kart sistemi ile puantajlandığını, fazla çalışmaların bordrolara yansıtıldığını savunmuştur. Ücret bordrolarında fazla çalışma ve bayram çalışmalarına ilişkin tahakkuklar bulunduğu görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2014 yılı Ağustos ayı bordrosunda 5 saat fazla çalışma tahakkuk ettirildiğini 1.5 saat eksik gösterildiğini belirterek yapılan hesaplama üzerine mahkemece kabul edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan davacının puantaj kayıtlarına göre 2014 yılı Ağustos ayında 6.5 saat fazla çalışma yaptığı, Eylül ayında ise 19.5 saat fazla çalışma yaptığı sabittir. Puantajlar ile bordroların karşılaştırılması sonucu davacının Ağustos ayı bordrosunda 5 saat fazla çalışma tahakkuk ettirildiği Eylül ayı bordrosunda ise 21 saat fazla çalışma tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf Ağustos ayından kalan eksik 1.5 saatin Eylül ayı bordrosu ile tamamlanarak ödendiğini bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtmiştir. Davacının puantaj kayıtlarındaki fazla çalışma sürelerinden daha fazla çalıştığını ispatlayamadığı ve Ağustos ayı eksik fazla çalışma ücretinin ise banka kayıtlarına göre 13.10.2014 tarihinde iş sözleşmesinin feshinden sonra ancak dava açılmadan önce ödendiği gözetilmeden fazla çalışma ücret alacağının yazılı şekilde kabulü hatalı olmuştur.
3- Taraflar arasında ikramiye uyuşmazlık konusudur.
İkramiye bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile kararlaştırılabilir. İş sözleşmesinde kararlaştırılmamış olsa dahi, işverence tek taraflı olarak düzenli şekilde yapılan ikramiye ödemesinin “işyeri koşulu” olduğu kabul edilmelidir. Her durumda ikramiyelerin tek taraflı olarak işverence ortadan kaldırılması ya da azaltılması mümkün olmaz. İkramiyeler yönünden işçi aleyhine çalışma koşullarında değişiklik, 4857 sayılı Yasanın 22 nci maddesi kapsamında gerçekleştirilmelidir
İşçinin ikramiyeye hak kazanması için işyerinde ikramiye ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışmış olması gerekmez. İşyerinde çalışılan süreyle sınırlı olmak üzere işçinin ikramiye talep hakkı vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde yılda 2 defa ödenen ikramiyesinin ilk ödemesinin Şubat ayında yapıldığını, Ağustos ayında ödenmesi gereken ikramiyesinin ödenmediğini iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ikramiye alacağının 1.161,67 TL olduğu ve 2014 yılı Ağustos ayı ücret bordrosunda tahakkuk edilerek, banka aracılığı ile ödendiği belirlendikten sonra 2014 yılı Ağustos- 15 Eylül arası ikramiye alacağı hesaplanarak mahkemece hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafından 2014 yılı Ağustos- 15 Eylül arası ikramiye alacağı talep edilmediği halde bilirkişi raporu ile 2014 yılı Ağustos- 15 Eylül arası çalışma süresine ilişkin kıstelyevm hesaplama ile ikramiye alacağının hesaplanarak mahkemece hüküm altına alınması doğru olmamıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık kuralı gereği talep edilen dönem ikramiye alacağı ödendiğinden reddi gerekirken kabulü bozma sebebidir.
4-Davacı işçi tarafından feshin haklı nedenle yapılıp yapılmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin bunu ispatlayamadığı, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesi ile kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiş ise de iş sözleşmesi 15.09.2014 tarihli ihtarname ile davacı tarafından sona erdirilmiştir. Davacının az yukarıda ikinci ve üçüncü maddelerde açıklandığı üzere fazla çalışma ücret alacağı ve ikramiye alacağı bulunmamaktadır. Mahkemece davacının diğer taleplerinin ispatlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. Yıllık izin ücret alacağının kabulü ise haklı fesih sebebi kabul edilemez. İspat yükü üzerinde bulunan davacının tüm dosya kapsamına göre haklı fesih iddiasını ispatlayamadığı, dolayısı ile kıdem tazminatına hak kazanamayacağı gözetilerek talebin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplenden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.