YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31245
KARAR NO : 2017/19327
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili ,davacının 19/03/2013 tarihinden 16/10/2014 tarihine kadar davalı işyerinde operasyon görevlisi olarak çalıştığını, 16/10/2014 tarihinde, 17/09/2014 tarihinde yaşanan bir olayla ilgili olarak iş sözleşmesinin bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, ancak yapılan feshin geçersiz ve haksız olduğunu iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının işyerinde 19/03/2013-16/10/2014 tarihleri arasında operasyon görevlisi olarak çalıştığını, davacının işe iade davası açmanın koşulu olan 1 aylık süresinde davasını açmadığını, bu yönden de davanın reddinin gerektiğini, davacıya tahsis edilen araç ile davacının kaza yaptığını, ancak buna ilişkin herhangi bir tutanak tutmadığını, şirket tarafından tahsis edilen araç ile kaldırım üzerinden gittiğinin kameralara yansıdığını, davacının başka tarihlerde de araç ile bilinçli olarak hatalı hareketlerde bulunduğunun tespit edildiğini, verilen emir ve talimatları düzenli bir şekilde yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tanıklarının davacının iş aktinin çalışma koşullarının düzeltilmesi için işverenden talepte bulunması nedeniyle feshedildiğini belirttikleri, davalı tanıklarının da davacının çalışma koşullarının düzeltilmesi ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi için işverene başvurduğunu, hatta bunun için yarım gün iş bıraktığını belirttikleri gibi davalı tarafından fesih gerekçesi olarak belirtilen konuyu doğrulayan beyanda bulunmadıkları, yine davalı tarafından aracın bırakılarak yemek yenilemeyeceğine dair bir kuralın davacıya bildirildiğinin ispatlanamadığı, dolayısıyla ispat yükü kendisine düşen davalı işveren tarafından iş akdinin haklı veya geçerli bir nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Dosya içeriğine göre davacının içinde kıymetli eşya bulunan nakil aracını bırakarak yemeğe gittiği, yemek esnasında içinde kıymetli eşya bulunan nakil aracını bir anlamıyla korumasız bıraktığı, iş güvenliğini tehlikeye soktuğu sabittir. Davacının bu davranışının olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisinin devamının işveren açısından çekilmez hal aldığı açıktır. Davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 200 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılya iadesine,
Kesin olarak 29. 11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.