Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/31823 E. 2020/17441 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31823
KARAR NO : 2020/17441
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 15/04/1993-09/12/2013 tarihleri arasında çalıştığını, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, son ücretinin 1.194,00 TL +yol +yemek olduğunu, ramazan aylarında 50,00 TL erzak yardımı yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fazla mesai alacakları, hafta tatili alacağı ve kıdem tazminatının davalıdan yahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, kendi isteği ile istifa ettiğini, davacının tüm alacaklarını tahsil ettiğini, hiç bir alacağının bulunmadığını savunarak davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İş ilişkisinde borcun ibra yoluyla sona ermesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinde öngörülmüştür. Sözü edilen hükme göre, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması gerekir.
Somut olayda yukardaki açıklama uyarınca 9.1.2014 tarihli ibranamede miktar içermeyen fazla mesai alacağı bakımından davalı işverenin ibra edildiğinin kabulü mümkün değildir.
Davacı bir hafta 8:00 -20:00 ile diğer hafta 20:00 -8:00 saatleri arası çalıştığını, gündüz çalıştığında günlük yarım saat çalışmasının eksik ödendiğini, böylece haftada toplam 3 saat fazla mesai ücreti eksik ödendiğini, gece çalıştığında ise gece çalışması 7,5 saati geçemeyeceğinden 1,5 saat çalışmasının karşılığının eksik ödenerek haftada toplam 9 saat eksik ödendiğini iddia etmiş, Mahkemece davacının imzasını taşıyan ve ihtirazi kayıt içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuklarının bulunduğu anlaşıldığından bunun dışındaki fazla çalışma alacakları da yazılı belge ile ispatlanamadığından fazla çalışma alacağının bulunmadığı sonucuna varılarak talebi reddedilmiştir.
Bilirkişi kök raporda imzalı bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunan ayları dışlayarak davacının haftada 6 gün 8:00-20:00 saatleri arası çalışmasından haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı yönünde hesaplama yapmış, davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dava dilekçelerinde gündüz vardiyalarında haftada 3 saat, gece vardiyalarında ise 9 saatten haftalık oratalama 6 saat fazla çalışma alacağı talep ettiklerini, rapordaki hesaplamalarda talebin aşıldığını beyan ederek itiraz etmiş, bilirkişi ek raporunda haftalık 6 saat fazla çalışma yapıldığı yönünde hesaplama yapmıştır.
Davacı tanıklarından Selami ile Ramazan davalı ile husumetli olduğundan beyanları dikkate alınamaz. Mahkemece, dosyadan davalı ile husumetli olmadığı anlaşılan tanık Tuncay’ın beyanlarına göre davacının haftada 5 gün 8:00 -20:00 saatleri arası çalıştığının kabulüyle ve davacının talebi de dikkate alınarak günlük yarım saat çalışmasının eksik ödendiği ayrıca imzalı bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunan aylar dışlanmak suretiyle yapılacak hesaplamaya göre indirim hususu da değerlendirilerek fazla mesai alacağına hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece imzalı bordrolarda fazla mesai alacağının ödendiği ve bunun dışındaki fazla mesai alacaklarının da yazılı belge ile ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.