YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32083
KARAR NO : 2020/16640
KARAR TARİHİ : 24.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.08.2009-30.04.2015 tarihleri arasında davalı site yönetiminde silahlı güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacının son net ücretinin 1.500,00 TL olduğunu ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ikramiye, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 30.04.2015 tarihinde davalı site yönetiminden tüm haklarını aldığına dair ibraname imzaladığını, davacının tüm alacaklarına karşılık olarak, toplam 15.121,56 TL’nin bir kısmının müşteri çeki olarak bir kısmının ise nakit olarak davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yasal unsurları taşımayan ibranamede belirlenen ve ödenen miktarların mahsubu suretiyle karar verilmesi gerektiği, davalı tarafından hizmet akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin kanıtlanamadığı bu nedenlerle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla mesai yaptığını ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve tatil alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesai ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla mesai ve genel tatil çalışmasının yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla mesai olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla mesai ve genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla mesai yaptığının ve tatillerde çalıştığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla mesai ve tatil ücreti alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla mesaiyi ve tatil çalışmasını yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla mesai ve genel tatil tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla mesailer ve tatil çalışmaları her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla mesai ve tatil çalışması hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla mesai ve tatil çalışmalarına ilişkin ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunda dosyada mevcut bir kısım nöbet listeleri ve devir teslim-rapor defterleri ile tanık beyanları birlikte değerlendirilerek fazla mesai ve genel tatil ücreti alacakları hesaplanmıştır. Ancak, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında; yazılı kayıt bulunan dönemlere ilişkin olarak bu kayıtlara, kayıt bulunmayan dönemlere ilişkin olarak ise tanık beyanlarına itibar edilerek davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplatılması, salt yazılı kayıtların esas alındığı dönemler için bir indirime gidilmeden hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.