Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32112 E. 2020/2427 K. 18.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32112
KARAR NO : 2020/2427
KARAR TARİHİ : 18.02.2020

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18/02/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalışırken iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile sefer primi kesintisi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının emekliliği üzerine kıdem tazminatının ödendiğini, izinlerini kullanıp tatillerde çalışmadığını, ücretleri de ödendiğinden alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin fesih şekline yönelik taraflar arasında anlaşmazlık olmadığı, işverence yapılan ödeme düşümü davacının bakiye kıdem tazminatı hakkı olduğu gibi sefer primi fark alacağı, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, davacının sefer primi alacağı olup olmadığı hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı taraf, davalı işyerinde asgari ücret yanında sefer primi aldığını, 01/09/2010 tarihinden itibaren sefer primlerinin 100 Euro eksik ödenmeye başladığını ileri sürerek kesintiler nedeniyle oluşan alacak talebinde bulunmuştur. Davalı taraf iddianın doğru olmadığını savunarak talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işverenin sefer primlerini eksiksiz olarak ödediğini ispatlayamadığı gerekçesi ile alacak hüküm altına alınmıştır.
Alacağın varlığını ispatlama yükü davacı da olup, davacı iddiası soyut olduğu gibi davacıyı doğrulayan tanık H.A.’nın işverene karşı benzer taleplerle davası olup beyanlarına ihtiyatla yaklaşılmalıdır. Diğer davacı tanığının ise ” bazen mazot ücreti kesiliyordu” şeklindeki açıklaması ispata yeterli değildir. Davalı tanıkları da kesinti yapılmadığını açıklamışlardır. Buna göre Mahkemece başkaca bir delil olmadığı gözetilerek sefer primine yönelik talebin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 2.540,00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.