Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32589 E. 2016/18182 K. 18.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32589
KARAR NO : 2016/18182
KARAR TARİHİ : 18.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, dini ve milli bayram ücreti, genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait özel halk otobüsünde şoför olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, asgari geçim indirimi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı def’ini öne sürüp, davacının halk otobüsü camiasında ” dinlendirici ” olarak adlandırılan işi yaptığını, söz konusu çalışanların otobüsün asıl şoförünün izinli olduğu günler veya ihtiyaç duyulduğunda çağrıldıklarını ve sadece o gün için işverene hizmet verdiklerini, davacının en fazla haftada 1 gün müvekkili yanında çalıştığını, davacının sabit olarak çalıştığı bir otobüs bulunmadığını, davacının alkollü olarak aracı kullanarak yolcuların hayatını tehlikeye attığını, bir keresinde de otobüsü alkollü kullanma nedeniyle bir yere sürterek çizdirdiğini, bunu öğrenen müvekkilinin de haklı olarak iş akdini feshettiğini, hiç bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işverene ait özel halk otobüsünde … Büyükşehir Belediye Başkanlığının 05/10/2010 tarihli cevabi yazısı dikkate alındığında 31/12/2002 ve 04/01/2010 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığı, davacının iş akdinin alkollü araç kullandığından bahisle davalı işveren tarafından feshedildiği ancak davacının alkollü olarak araç kullandığını davalı işverenin usulüne uygun ispatlayamadığı böylelikle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca fazla çalışma, asgari geçim indirimi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Dairemizin 2013/2128 E. 2014/36273 K. Ve 01.12.2014 tarihli ilamı ile “sair yönler incelenmeden taraflar arasında görülen hizmet tespiti davası sonucunun beklenmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulup hizmet tespiti davasının sonucu beklenmiş ve sonuçta davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca fazla çalışma, asgari geçim indirimi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Kararın usul hükümleri açısından incelenmesinde;
Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, karar, hükmedilen alacaklarla ilgili bir gerekçe içermemekte olup Anayasanın 141 inci maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesine aykırı olan gerekçesiz kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kararın esasdan incelenmesi sonucunda;
a- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b- Taraflar arasında davacının aylık ücreti ile ilgili çekişme mevcut olup kesinleşen hizmet tespiti kararında davacının ücretine yönelik de tespit yapıldığı görülmüştür. Mahkemece kesinleşen kararda belirlenen ücretler yerine eldeki dosyadaki delillere göre ücret kabulü hatalıdır.
c- Kararda, bakiye harcın, Devlet Hazinesi yerine “davacıya verilmesine” yönelik hüküm kurulması da Harçlar Kanuna aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.