Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/3301 E. 2019/12654 K. 30.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3301
KARAR NO : 2019/12654
KARAR TARİHİ : 30.05.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, 2009 yılında davalı şirkete ait yolcu otobüslerinde muavin olarak çalışmaya başlayıp kesintisiz çalışması devam ederken iş akdi 31/12/2013 tarihinde davalı şirket tarafından haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin Türkiye’nin değişik illerine seferlere gittiğini, ve gittiği sefer başına belirlenen harcırah ve maaşını Denizbank- … şubesinde ki hesabından aldığını, almış olduğu harcırahın il ve mesafelere göre değişiklik gösterdiğini, ayda ortalama kazancının ortalama 1300 TL olduğunu, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının ilk kez müvekkil şirket bünyesinde 27/10/2009 tarihinde çalışmaya başlayıp daha sonra 31/03/2010 tarihinde ilk kez iş akdinin feshedildiğini, tazminatları ödenip kendisinden ibraname alındığını, davacının daha sonra Asyatur şirketi bünyesinde 01/04/2010 tarihinde çalışmaya başlayıp bu şirketçe iş akdinin 28/02/2011 tarihinde feshedildiğini, fesihle birlikte tazminatları ödenip ibraname alındığını, bu şirketten ayrıldıktan sonra davacının tekrar müvekkil şirket bünyesinde 01/03/2011 tarihinde çalışmaya başlayıp 31/12/2013 tarihinde davacının istifasına kadar sürdüğünü, davacının istifa ettiği ve 03/01/2014 tarihli ibraname ile şirketi ibra ettiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını ancak müvekkilinin iyi niyetli davranarak işçinin ihtiyacı olduğunu söylemesi nedeniyle kendisine 2000 TL ödeme yaptığını, davacı ve aynı konumdaki tüm çalışanlar sefer başı ücret/harcırah almak suretiyle çalışmakta olduklarından davacının ücretinin aylık çalışmasına göre değişkenlik gösterdiğini bu nedenle davacının ücretinin imzalı olarak dosyaya ibraz edilen bordrolara yansıtılan aylık tutarlar kadar olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya ait işyerinde; 01.03.2011–31.12.2013 tarihleri arası otobüs muavini olarak çalıştığı, dosyada mevcut istifa dilekçesi nedeniyle ihbar tazminatına hak kazanmadığı, ancak ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücreti nedeniyle davacının istifasının haklı nedene dayandığı, esasen bir kısım kıdem tazminatının ödendiği, bakiye kıdem tazminatının hüküm altına alındığı, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca tanık beyanları ile ispatlanan haftalık 45 saati aşan fazla çalışma ücret alacağı, hafta tatili alacağı, genel tatil alacağı Yargıtay uygulamaları gereği yüzde otuz takdiri hakkaniyet indirimi yapıldığı, varlığı ispatlanmayan yıllık izin ücreti alacağı talebi reddedildiği, davacının dava dışı … Tur şirketindeki sigortalılığına ilişkin hizmet süreleri dışlanarak davalıdaki hizmet süreleri dikkate alınarak yapılan 2. Alternatif hesaplama benimsendiği, tüm bu kabuller ile dosyaya uygunluğu, denetime elverişliliği ve yeterliliği kabul edilen bilirkişi ek raporundaki hesaplamaların benimsendiği gerekçesi ile ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, hesaplamalara esas hizmet süresi bakımından;
27/10/2009-31/03/2010 ve 01/03/2011-31/12/2013 tarihleri arasındaki çalışmanın davalı nezdinde geçtiği davalı vekilinin kabulündedir. Bu 2 çalışma dönemi arasında hizmet döküm cetvelinde 01/04/2010-28/02/2011 arası dönemde davacının … Tur. Şah. İnsan Kaynakları Tek.Yön. Dan. Oto. Tur. Tic. Ltd. Şti.nde çalışması görünmektedir.Dosya kapsamından, her 2 şirketin iştigal konuları arasında “yolcu taşıma” işi bulunduğu, davacının … Şirketi ile yaptığı iş aktindeki ve davacının davalı ile yaptığı 01/03/2011 başlangıç tarihli iş aktindeki şirket adreslerinin aynı olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesine ekli Ticaret Sicili Gazetelerinde davalının ve … Şirketi’nin adreslerinin aynı olduğu, bir kısım ortaklarının soyadlarının aynı olduğu, 2012 tarihli izin belgesinde davacının işe girdiği tarihin 27/10/2009 olarak belirtildiği, davacı tanıklarından birinin “davacı tahminen 2009 yada 2010 yılında davalı şirkette çalışmaya başlamıştır” yönünde beyanda bulunduğu, işyeri değişimlerinden bahsetmediği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre davalı ile … Şirketi arasında organik bağ bulunduğu sabittir.
Davacının davalı nezdindeki ilk çalışma dönemi bakımından; 30/03/2010 tarihli maktu ibraname mevcuttur. Bu ibraname geçersizdir. Zira, davacının iş aktinin 31/03/2010 tarihinde feshedildiği davalı vekili tarafından belirtilmesine ve hizmet döküm cetvelinde de çıkışın 31/03/2010 tarihi olmasına rağmen bu ibranamenin tarihi 30/03/2010’dur. Ayrıca feshin ertesi günü davacının, davalı ile organik bağı olan … Şirketi’nde girişi görünmektedir. Tüm bunlar sonucunda bu ibraname çalışırken alınan ibraname niteliğindedir. Diğer yandan bu ibranamenin ilişkin olduğu dönemdeki çalışması 1 yılı doldurmadığı halde ibranamede kıdem tazminatını aldığı belirtilmiştir. Tediye belgesi bakımından; davalının 31/03/2010 tarihi itibari ile ihbar tazminatı hesaplaması 338,40 TL yazılı olup, altında davacıya atfen imza bulunmaktadır, tediye makbuzu 338,40 TL ihbar tazminatı açıklaması ile davacıya atfen imza içermektedir.
Davacının … Şirketi ile yaptığı iş aktinde belirli süreli olduğu belirtilerek giriş -çıkış tarihleri 01/04/2010-28/02/2011 olarak belirtilmiştir. … Şirketi fesih bildirim tarihi olan 28/02/2011 itibari ile iş aktinin İş Kanunu’nun 17. maddesine göre feshedildiği belirtilmiştir, altında tebellüğe dair davacıya atfen imza bulunmaktadır. … Şirketi 28/02/2011 tarihi itibari ile ihbar tazminatı hesaplaması 626,98 TL belgesi altında davacıya atfen imza bulunmaktadır. Tediye makbuzu 626,98 TL ihbar tazminatı açıklaması ile davacıya atfen imza içermektedir. 28/02/2011 tarihli maktu ibraname, feshin ertesi günü davalıda işe giriş görünmekle çalışırken alınmış ibranamedir ve geçersizdir. Ayrıca bu ibranamenin ilişkin olduğu dönem de 1 yılı doldurmadığı halde kıdem tazminatı aldığı belirtilmiştir.
Dosyada 3 adet matbu ibraname mevcut olup her üçünün de metinleri aynıdır.
Bu nedenlerle;
Kıdem tazminatı bakımından;
Davacının kıdem tazminatına esas olan hizmet süresinde davacının davalıdaki 27/10/2009-31/03/2010 tarihleri arasındaki çalışma dönemi ile hemen akabindeki organik bağlı … Şirketindeki çalışma dönemi olan 01/04/2010-28/02/2011 arasındaki dönemin dışlanarak sadece 01/03/2011- 31/12/2013 arasındaki dönemin esas alınması hatalıdır.
Kıdem tazminatı hesabında 27/10/2009-31/03/2010, 01/04/2010-28/02/2011, 01/03/2011- 31/12/2013 tarihleri arasındaki 3 dönem aralıksız bütün bir çalışma şeklinde kabul edilerek 27/10/2009- 31/12/2013 tarihleri arasındaki süre hizmet süresi kabul edilerek kıdem tazminatı hesaplanmalıdır.
Fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından;
Bu alacak kalemlerinde sadece 27/10/2009-31/03/2010 ve 01/03/2011- 31/12/2013 tarihleri arası için hesaplama yapılması hatalıdır. Yani kıdem tazminatında olduğu gibi 27/10/2009- 31/12/2013 tarihleri arasındaki süre bütün olarak kabul edilmelidir.
Davacının, dava dışı olmakla birlikte davalı ile organik bağı bulunan … Şirketi’nde geçen 01/04/2010-28/02/2011 tarih aralığı için de sübut bulması halinde bu alacak kalemleri hesaplanmalıdır.
3-Hafta tatli ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından;
Bordrolarda bir kısım tahakkuklar bulunmaktadır. Örnek olarak; 2013 yılının Ekim, Ağustos, Mayıs aylarında “fazla mesai” tahakkuku yanında “tatil mesai” adı altında tahakkuk da mevcuttur ve davacıya atfen imzalar da bulunmaktadır.
Hükme esas bilirkişi raporunda bu tahakkuklar “fazla mesai” başlığı altında toplanarak sanki tek tahakkuk var imiş gibi yazılmış ise de aslında 2 ayrı tahakkuk mevcuttur.
Bilirkişi raporunda fazla mesai tahakkuku olan ayların dıiandığı belirtilmiştir, ama, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından bu tahakkukların hafta tatili ücreti tahakkuku mu yoksa ulusal bayram genel tatil ücreti tahakkuku mu olduğu tespit edilmememiştir.
Mahkeme tarafından;
Fazla mesai tahakkuku yanında “tatil mesai” adı altında tahakkuk içeren bordrolar tek tek tespit edilmelidir.
Hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından bu tahakkukların hafta tatili ücreti tahakkuku mu yoksa ulusal bayram genel tatil ücreti tahakkuku mu olduğu irdelenmelidir.
Bu tespit için gerekir ise davacı asıl duruşmaya celbedilerek bordrolardaki bu tahakkukların neye tahakkuk ettiği kendisine detaylıca açıklatılmalıdır. Taraf vekillerinden de açıklama alınmalıdır.
Bu tahakkukların bu 2 alacak kaleminden birine ilişkin olduğu anlaşılır ise bordrodaki tahakkukların davacıya imzası karşılığı ya da bankandan ödenip ödenmediği tespit edilmelidir.
Hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günleri için çalışılmasa da normal günlük yevmiyenin ödenmesi gerekir. Bu günlerde çalışılması halinde ise bu çalışma günlük 7,5 saatin altında olsa dahi hafta tatili çalışmasında ilave 1,5 günlük yevmiye, ulusal bayram genel tatil çalışmasında ilave 1 günlük yevmiye ödenmelidir.
Davacıya bordrolar imzalatılarak ödenmiş ise günlük 7,5 saatin altında çalışılsa da hafta tatili için ilave 1,5 yevmiye, ulusal bayram genel tatil ücreti için ilave 1 yevmiye tahakkuku yapılıp yapılmadığı denetlenmeli, bu şekilde ilave tahakkuklar tam değil ise /yok ise / eksik tahakkuk ise bu tahakkuklar bordrolardaki “tatil mesai” başlığındaki çalışma saatlerine göre çalışmanın kaç güne yansıdığı belirlenerek eksik hafta tatili / ulusal bayram genel tatil çalışması karşılığı ilave tahakkuku hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
Davacı tarafından imzalanmış bordroda saat/gün olarak ifade edilmiş bulunan hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışması karşılığı ilave tahakkukun bordrolarda tam olduğu anlaşılır ise o ay dışlanmalıdır.
Davacıya bordrodaki hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmasına ilişkin ilave tahakkuk davacının bordroda imza olmaksızın banka kanalı ile ödenmiş ise sair delillere göre tespit edilen hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışması süresine ilişkin çalışma ücreti hesaplanarak bordrodaki tahakkuk mahsup edilmelidir. O ayın dışlanması yoluna gidilmemelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 30/05/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.