Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/33350 E. 2020/16836 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/33350
KARAR NO : 2020/16836
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde 26.05.2010 – 22.07.2013 tarihleri arasında çalıştığını, sigorta bildiriminin geç yapıldığını, davacının davalı işverenden,sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmasını, mesai ücretlerinin ödenmesini ücretine uygun bir zam yapılmasını noter kanalıyla talep ettiğini, bunun üzerine davalı işveren tarafından davacının bir kısım belgeleri imzalamasının istendiğini, imzalamayınca da iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer iş arkadaşları ile beraber iş yavaşlatma, üretimi düşürme ve işe gelmeme eylemlerinde bulunduğunu, işe gelmeyince de iş sözleşmelerine haklı olarak son verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık davalının cevap dilekçesinde dayanmadığı yemin deliline cevap dilekçesinin ıslahı ile dayanıp dayanamayacağı hususuna ilişkindir.
Somut olayda; davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadıkları, sunulan 28.01.2016 tarihli cevap dilekçesinin ıslahı dilekçesinde ise yemin deliline dayandıklarını ve fazla mesai hususunda davacıya yemin teklifi taleplerinin olduğunu belirttikleri anlaşılmış olup yargılama esnasında ise davalı tarafın cevap dilekçesinin ıslahı ile yaptığı yemin teklifi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılama sonlandırılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 176. ve 177/1. maddelerinde, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikatın bitimine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Taraflarca delil listesinin sunulması işlemi de yargılama usulüyle ilgili bir işlem olup ıslah ile değiştirilmesi mümkündür. Diğer bir söyleyişle ıslah, iyiniyetli tarafın, davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıkları düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur. (YİBK, 04.02.1948 gün ve E:1944/10, K:1948/3) Hal böyle olunca, Mahkeme tarafından yapılması gereken , davalı tarafa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 228. maddesi gereğince yemin metnini hazırlaması için süre verdikten sonra davacıya Kanunda belirtildiği şekilde davetiye çıkartmak ve yapılacak işlemlenin sonucuna göre karar vermektir. Bu husus gözetilmeden sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 25.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.