Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/33486 E. 2020/17770 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/33486
KARAR NO : 2020/17770
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde aşçı olarak 2000,00.- TL ücretle çalıştığını, olduğunu, iş sözleşmesinin davacı tarafından fazla çalışma ve diğer ücretlerinin ödenmemesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin eksik ödenmesi sebebiyle haklı feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinde aşçı olarak çalışmadığını, davacıya tüm izinlerinin kullandırıldığını, sigorta primlerini tam ve doğru yatırıldığını, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle işverence haklı feshedildiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, davacının 4 yıllık çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek 56 gün üzerinden hesaplanan izin ücreti hüküm altına alınmıştır. Davacı dava dilekçesinde, ramazan ayında işyerinin tatil olmasına rağmen yıllık iznini 7 ila 10 gün arasında kullanmış sayıldığını ifade etmiş olup, mahkemece davacının bu beyanı ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmesi hatalıdır. Davacının beyanından, işyerinin ramazan ayında kapalı olduğu ve davacının bu dönemde herhangi bir çalışmasının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple öncelikle davacıya fiilen çalışılmayan ramazan ayında ücret ödenip ödenmediği araştırılmalı, davacıya çalışmadığı halde ücret ödendiğinin anlaşılması halinde yıllık ücretli iznini kullandığı kabul edilerek yıllık izin ücreti talebinin reddine karar verilmelidir. Aksi takdirde, davacının şimdi olduğu gibi hiç yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek hesaplanan izin ücreti hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacının beyanına göre, her yıl ramazan ayında işyerinin kapalı olduğu açıktır. Fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesabında, davacının fiili çalışmasının olmadığı ramazan ayının dışlanması gerekirken, mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.