YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/33578
KARAR NO : 2020/16583
KARAR TARİHİ : 24.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı İdareye ait … Kampüsü’nde 01/04/2011 tarihinden itibaren ve halen alt işverenler değişmesine rağmen kesintisiz olarak kadrolu güvenlik personeli ile birlikte güvenlik personeli olarak çalıştığı, alt işveren sözleşmesinin muvazaalı olduğu, baştan itibaren asıl işveren işçisi olduğu, taşeron şirket elamanı gösterilerek ücretinin kadrolu güvenlik personeline göre düşük ödendiği, daha önce fazla ücret ödendiği gerekçesi ile ücretinden haksız kesinti yapıldığı, ilave tediye ücreti ödenmediği, ayrıca genel tatillerde çalışmasına rağmen ücretinin ödenmediği iddiası ile ilave tediye ücreti, ücret farkı ile ücretinden yapılan kesintilerden kaynaklı alacak ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasında öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, asıl işveren-alt işveren arasındaki ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında temel uyuşmazlık asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlara göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir.
Somut olayda, davacının davalı idareye ait işyerinde 01/04/2011 tarihinden itibaren değişen alt işverenler nezdinde güvenlik personeli olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Güvenlik işi davalı idare yönünden yardımcı iş niteliğinde olup, güvenlik işini üstlenen dava dışı firmalar ile davalı idare arasında yasaya uygun olarak kurulan asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığı ispatlanamamıştır. Hal böyle olunca muvazaa iddiasının kabulü ile davacı alacaklarının davalıda çalışan emsal işçi ücretine göre hesaplanması hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, davalının yaptığı hizmet alım sözleşmeleri ile muvazaa bulunmaksızın asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğundan ücret fark alacağı ile ilave tediye ücreti alacağı taleplerinin reddine karar vermektir.
2-Yukarıdaki bozmanın doğal sonucu olarak ulusal bayram genel tatil ücreti talepleri de davacının kendi ücreti üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde verilen karara hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.