YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/33616
KARAR NO : 2020/17771
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 05.11.2009-15.03.2013 tarihleri arasında kasiyer olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin iş göremezlik raporunun bitimi sonrasında işe başlatılmamak suretiyle haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 07.05.2010 tarihinden itibaren kasiyer olarak çalışmaya başladığını, fiili çalışmasının ise 16.08.2012 tarihinde sona erdiğini, davacının iş göremezlik raporunun bitim tarihinde işbaşı yapmadığını, noter aracılığıyla işe davet edilmesine rağmen işe başlamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davacı 05/11/2009 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını ileri sürmüş, davalı ise davacının işe başlama tarihinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında belirtildiği şekilde 07/05/2010 tarihi olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının iddiasına itibar edilerek işe başlama tarihinin 05/11/2009 olduğu kabul edilmiş ise de, bu kabul şekli dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Dosya kapsamında bulunan 07/05/2010 tarihli iş sözleşmesi taraflarca imzalanmış olup, bu sözleşmede işe başlama tarihinin 07/05/2010 olduğu yazılıdır. Davacı tarafından Türkiye İş Kurumuna verilen şikayet dilekçesinde de, işe başlama tarihinin 05/05/2010 olduğu belirtilmektedir. Şikayet dilekçesi bizzat davacı tarafından düzenlenip imzalandığına göre, bu yazılı kayıtlar yerine tanık anlatımları dikkate alınarak sonuca gidilmesi isabetli değildir. Yazılı kayıtların varlığı karşısında, tanık anlatımlarına itibar edilerek işyerinde kayıt dışı çalışma yapıldığı kabul edilemez. Davacının çalışma süresinin, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile diğer yazılı kayıtlara uygun olarak 07/05/2010-20/08/2012 tarihleri arasındaki süre olarak kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.