Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/33739 E. 2020/17406 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/33739
KARAR NO : 2020/17406
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde satış pazarlama bölümünde çalışırken ücretlerinin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini 05/11/2013 tarihinde haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım aylık ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle fesh edildiğini, davacının tazminata hak kazanmadığını, işyerinde zaman zaman fazla çalışma yapıldığını ancak karşılığının ödendiğini, tatillerde ise çalışma olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı ancak ihbar tazminatı hakkı olmadığı ayrıca bir kısım aylık ücret ile fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı davalıya ait işyerinde satış pazarlama işçisi olarak çalıştığını ve aylık ücretinin en son net 1.600,00 TL olduğunu iddia ederken davalı taraf davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Mahkemece, savunmaya itibar edilmiş ise de bu kabul dosyadaki delil durumu ile davacının işyerindeki kıdemi ve yaptığı işe uygun değildir.
Davacının delil olarak dayandığı tanıkları iddiayı doğrularken davalı tanıkları, davacının ücretini bilmediklerini ancak ücretlerin bir kısmını bankadan bir kısmını ise elden aldıklarını açıklamışlardır. Bu beyanlar ile davacının davalı işyerindeki 4 yıla yakın kıdemi ve yaptığı iş dikkate alındığında iddia edilen ücretin kanıtlandığı kabul edilerek alacakların buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3- 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesine göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına karar veremez.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça dava ve ıslah dilekçesiyle birlikte toplam 483,33 TL aylık ücret alacağı talep edilmesine rağmen Mahkemece talep aşılarak 608,56 TL ye hükmedilmesi hatalıdır.
4- Kabule göre, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereği davada red edilen kısım dikkate alındığında davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu ücrete hükmedilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 07/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.