YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/34377
KARAR NO : 2020/17251
KARAR TARİHİ : 07.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Davacının, 03.10.2011 – 20.05.2014 tarihleri arasında muhasebe elemanı olarak davalı işyerinde çalıştığını, aldığı son maaşın net 1.800,00 TL olduğunu çalışma saatlerinin 08.30 – 23.30 saatleri arasında olduğunu, cumartesi günleri de çalıştığını gerektiğinde evine iş götürerek gece yarılarına kadar çalıştığını, ara dinlenmesi ve belli saatler arasında yemek molasının olmadığını, çalışanların yemeğini yiyip tekrar işbaşı yaptığını, bayram ve genel tatillerde çalıştığını bu çalışmaların karşılığını alamadığını, yıllık izin ücretlerinin tamamının ödenmediğini, davalı işveren tarafından işe giriş tarihinin 02.11.2011 olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na geç bildirildiğini, 15 ay boyunca davacıyı asgari ücretten sigortalı olarak gösterdiğini, sigorta prim alacağının mevcut olduğunu, Şubat 2014’te meydana gelen fiziki evrak ve bilgisayar ortamında data kayıplarından davacının sorumlu tutulduğunu, davalı işveren satışı yapılan cihazların faturalarında seri numaralarının faturaya yazılmadığını ve bazılarının davacının sorumluluğunda olmayan kayıplarla ilgili savunmasının istendiğini, müvekkilinin savunmasında tüm suçlamaları dayanakları ile açıkladığını, davalı tarafın asıl amacının müvekkilini işten çıkarmak olduğunu ve bir takım evrak ve bilgilerin kasıtlı olarak kaybedildiği izlenimi yaratarak müvekkili işçiyi sorumlu tuttuğunu, müvekkilinin izinde olduğu 23.04.2014 tarihinde ısrarla işyerine çağırıldığını, söz konusu kayıplarla ilgili tüm mesai arkadaşlarının yanında onurunu ve şerefini zedeleyecek şekilde suçlama ve hakaretlere maruz bırakıldığını, müvekkilinin kayıp denilen evrakları işyerinde bir dosya içinde bulduğunu, olaydan sonra hiçbir yerde yalnız bırakılmayarak anahtarların kendisine verilmediğini, işveren tarafından kendisine tuzak kurulduğunu fark eden müvekkilinin 20.05.2014 tarihinde iş akdini haklı olarak sona erdirdiğini beyanla kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, sigorta, prim alacaklarının olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; beyan dilekçesi ile davacının iş akdini hiçbir somut olay zikretmeden fesih ettiğini , tanık beyanlarının fesih sebebinin ispatlamaya yetmediğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, taraflar arasında işin yürütümüne ilişkin sorunlar yaşandığını tanık beyanlarına göre davacının üzerine fazla gidildiği, tanık M. Nin verdiği beyanla bunu kanıtladığını davacının kıdem tazminatına hak kazandığını belirterek davacı lehine kıdem tazminatı ile birlikte, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne, Sosyal Güvenlik Kurumu prim alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- İşçinin iş sözleşmesini işverenin şeref ve onuruna dokunacak şekilde söz veya davranışları sebebiyle feshedip feshetmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı iş akdini; bazı muhasebe evraklarının kasıtlı olarak kaybedildiği izlenimi yaratılarak sorumluluğuna gidildiğini, savunmasının alındığını, akabinde çalışmaya devam ettiğini, eksik olan evrakların tedarikini sağladığını, bu arada kayıp olan evrakları farklı bir klasörün içinde bulduğunu, izinde olduğu sırada işveren tarafından iş yerine çağrıldığını ve tüm çalışma arkadaşlarının yanında şeref ve haysiyetinin rencide edildiğini iddia ederek iş akdini feshetmiştir. Dava dilekçesinde; işverenin davacının yüzüne ve çalışma arkadaşlarının yanında suçlayıcı, aşağılayıcı, küçük dürürücü hareketlerde bulunduğunu beyan etmişse de bu hareketlerin ne olduğu somut bir şekilde belirtilmemiştir. Davacı tanıkları da davacıya karşı nasıl baskı yapıldığını açıklamadıkları gibi beyanı hükme esas alınan davacı tanığı M.K’ nında fesih sırasında iş yerinde olmadığı izinli olduğu ve yapılan baskıyı somutlaştırmadığı ifadesinden anlaşılmaktadır.
Davacı fesih nedeni olarak ileri sürdüğü Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin eksik yatırıldığını iddia etse de Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümünde PEK’nın 2.517,80 TL olarak gösterildiği, hükme esas alınan rapor ve davacı beyanı dikkate alınarak davacının son ücreti brüt 2.517 TL olarak kabul edilmiştir.
Sonuç itibariyle davacının fesih nedeni olarak ileri sürdüğü nedenlerin 4857 sayılı Yasanın 24 /II md kapsamına girmediği, davacı tarafından yapılan feshin ispatlanamadığı değerlendirilmeksizin kıdem tazminatı talebinin kabulü hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.